SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Daha Kasımpaşa maçından çıkarken, pazar günü olacakları tahmin etmişiz. Geleceği görmek değil işimiz ama konu Trabzonspor olunca az çok olacakları tahmin edebiliyorsunuz. Yenilgiyi kolaycılığa kaçıp kupa maçına bağlarsanız, gerçekleri bir kez daha ötelersiniz. Kasımpaşa maçı tek maç değil de lig maçı olsa Trabzonspor için en fazla 1 puan demekti. Fazlası yoktu. Kadro istikrarını yakalayamamak kabul edilebilir bir eleştiri midir? Evet. Kaleciyi çıkarın hemen her mevkide sorunu var. Nereye el atsanız elinizde kalır. Sol bekinden, Colman'a, stoperlerinden Janko'suna! Bu kadar olumsuzluğa rağmen Olimpiyat'ta iki farklı Trabzonspor izledik. İlk yarı, pozisyonsuz ama oyunu Belediye kalesine yakın kuran bir Trabzonspor. Belediyespor'un orta ve geri dörtlü kurgusunun kuvvetliliğine rağmen Trabzonspor o bölgelerde ayakta kaldı. Gole kadar ciddi pozisyon vermedi, ciddi pozisyon da bulamadılar. Colman'ın yokluğunda görev Alanzinho'nun ama her zamanki savunma yapma sorunsalı var.

İlk yarıyı izleyen hiç kimse böyle bir ikinci yarı düşünememiştir. Holmen, Gökhan Süzen, Ekrem Ekşioğlu ve önlerinde Webo ile bu kez Belediye Trabzonspor kalesi önüne yerleşti. 45-60 arası atak göründüler ama kesinlikle net bir baskı kurmadan 2 gol attılar. Trabzonspor gibi takımlara, geriden gelip iki gol atmak kolay olmasa gerek. Belediye öne geçtikten sonra direncini daha da artırdı. Defans ilerde başlar diye klasik bir tabir vardır. Bu takımın sol beki ne ileride ne de geride temel futbol özelliklerinden uzak. Belediye Emerson'un tarafında maden bulmuş gibi, tüm tehlikeli varyasyonları o bölgeden yaptı. Tabii Emerson ve önünde oynayan Olcan'ın katkılarıyla.

Öne geçebilir, geriye düşebilirsiniz. Ama son yarım saatte oyunu domine edecek malzemeniz olacak. Oyuncu değişiklikleriyle kazanılan maçlar oldu. Demek ki, o maçlar tesadüfen kazanılmış. Belediye harikulade oynayıp kazanmadı. Ufak bir silkinme onların ki! Puan durumuna bakıyorsunuz, ligin 16.'sı lig sekizincisini kolayca mağlup edebiliyor. Ve bu galibiyetle ligin sonundaki takım, ligin ortalarına yerleşiyor. Trabzonspor, ligin sıralamasını ciddi oranda değiştiren takım oldu. Hem de ilklerle. Bir ilk de İstanbul'da yaşandı. Eskişehir ve Bursa'dan sonra Belediye'ye de İstanbul'da ilk kez kaybettiler.

Skor ve oyunu bir tarafa bırakın, Trabzonspor taraftarının adalet arayışı hepsinin üzerineydi. Bir camia, sokaklarda, statlarda, Zürih'te, İstanbul'da adalet arıyor. Hem de medenice. Keşke saha dışındaki mücadele saha içine de yansısa!