SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Tural, Tenis Federasyonu’nda başkanlığa seçilmesini ve yönetim olarak hedeflerini anlattı. Uzun süredir hem tenis sporunun, hem de federasyonun içerisinde yer aldığını dile getiren Tural, 12 yıldır tenis oynadığını ve federasyonda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını hatırlattı.

”PTT Genel Müdürü olduğu için başkanlığa seçildiği” yönündeki eleştirilerin maksatlı olduğunu belirten Tural, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Sanıldığının aksine PTT Genel Müdürü olduğum için Tenis Federasyonu Başkanı seçilmedim, tenisin içinde yer alan birisi olduğum için seçildim. Ama, hasbelkader PTT Genel Müdürlüğü görevim de vardı. Birileri bunu kasıtlı olarak karıştırıyor. Tenisin içinde yer alanlar, ne kadar süredir tenisin içinde olduğumu gayet iyi biliyor. O değerlendirmeyi yapanlar, kasıtlı yapıyor. Zaten bir önceki yönetimin başkanı olan arkadaşımız da yönetim kurulumuzda. Bu, dediklerinin ne kadar ezbere olduğunun bir göstergesi. Bir önceki başkan bizimle beraber, aynı isimlerle yeni bir yapıyla bir araya gelmişiz. Genel kurulda başka rakibimin çıkmamasının nedeni de buydu. Eski yönetimle aynı anlayıştayız.”

”Kurulların kurallarla yönetileceği bir tenis”

Osman Tural, daha önce başlattıkları çalışmaları sürdüreceklerini, bu çerçevede tenisin gelişimi için hazırladıkları stratejik planda yer alan kısa, orta ve uzun vadeli planları uygulayacaklarını dile getirerek, hayata geçirecekleri en önemli değişikliğin ise ”kurulların kurallarla yönetileceği bir tenis yaratmak” olduğunu bildirdi.

Tural, yönetim olarak en büyük amaçlarının tenisi kitlelerin yaptığı spor haline getirmek olduğunu belirterek, şunları söyledi: ”En büyük amacımız, tenisi ‘zengin sporu’ algısından çıkarıp, Anadolu’nun her tarafında oynanan bir sportif alan olarak algılanmasını ve yapılmasını sağlamak. Tenisin yaygınlaşmasının yanı sıra profesyonel teniste de sporcularımızın dünyanın önde gelen sporcuları haline gelmesini sağlayacak mekanizmaları hayata geçireceğiz. Tesisleşme, antrenörlerin yeniden yapılandırılmasına, hakemlik sistemimizin gözden geçirilmesine, kulüplerimizin mali anlamında desteklenmesine ihtiyaç var.

Özel sektörden sponsor bularak sponsorların tenisin içinde yer almasını, büyük kurumların, kuruluşların tenise yatırım yapan bir yapıya bürünmesini imkan sağlayacak mekanizmalar yapacağız.”

Çocuk yaş grubundaki başarı profesyonele taşınacak

Türkiye’nin teniste, çocuk yaş grubunda önemli bir altyapıya sahip bir ülke olduğunu, ancak bunu eğitim sistemiyle entegre bir yapı kurulamaması nedeniyle ileri ki dönemlere taşıyamayan bir ülke olduğunu dile getiren Tural, Türkiye’nin alt yaş gruplarında Avrupa’nın bir çok ülkesinden iyi durumda bulunduğunu, bu yaş gruplarında dünyanın en fazla turnuva düzenleyen ülkesi olduğuna işaret ederek, 14 yaşa kadar çok iyi giden tenisin, daha sonra ”okul mu, spor mu” tercihi yapmak zorunda kalınmasıyla önünün kesildiğini savundu. Tural, bu seçim yapma zorunluğu sorununu, daha önce voleybolun aştığını ve çok başarılı sporcuların ortaya çıktığını hatırlatarak, kendilerinin de bu sorunu aşacak çalışmaları hayata geçireceklerini bildirdi.

Bunun için uluslararası boyutta hizmet verecek tenis akademileri oluşturacaklarını vurgulayan Tural, ”Ülkemizde düzenlenen büyük spor organizasyonları için yapılan tenis alanlarını, federasyon olarak uluslararası tenis akademisi haline getireceğiz. Bunlar, çocuklarımızın okulunu, konaklamasını, tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir merkez olacak. Hem bize, hem bölge ülkelerine hizmet edecek” diye konuştu.