SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Siyah-beyazlıların başkanı Fikret Orman, Radyospor’dan Özgür Sancar'ın, Bugün Gazetesi için sorduğu soruları yanıtladı ve gündemi değiştirecek açıklamalar yaptı.

Orman, “Ben Beşiktaş'ta doğru bildiğimiz yolda gidiyorum. Allah'tan başka kimseden korkum yok. Beşiktaş için ne gerekiyorsa, kimseden korkmadan, hiçbir kaygı taşımadan yapıyoruz. Biz burada tarih yazıyoruz” dedi.

İşte Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman'ın çok özel sözleri:

FEDA KAMPANYASI 2 MİLYON DOLAR GETİRDİ; AMA BORÇ 330 MİLYON DOLAR

Feda kampanyası maddi bir kampanya değildi. Beşiktaş'ın borcu 585 milyon TL. Biz görevi devraldığımızda borç oranı buydu. Borç bir kampanyayla kapatılacak gibi değil. Yaklaşık 200 bine varan bir tşört satımı oldu. Elde edilen gelir 2 milyon dolar civarında. 330 milyon dolar civarında olan borç 2 milyon dolarla kapatılamaz. Dolayısıyla FEDA, insanları bir hedef üzerinde toparlamayı amaç edinmişti, Bu konuda çok başarılı oldu. Bununla birlikte bazı konularda Beşiktaş öncülük yapacak. FEDA bunu gösteriyor. Herkes istediğini söyleyebilir; ama biz doğru olanı yaptık.

BAŞKAN OLDUKTAN SONRA HAYATIMIN EN ÜZÜCÜ OLAYINI YAŞADIM; AMA BİZ BURADA TARİH YAZIYORUZ

Beşiktaş'a başkan olduktan sonra hayatımın en üzüldüğüm dönemlerini yaşadım. Hâlâ yaşamaktayım. Bazı konularda da hayatımın en büyük onurlarını yaşadım. Biz burada bir Tarih yazmaya çalışıyoruz. Allah bize böyle bir durumu nasip etti. Bize verdiği cesaretle kararlılıkla yürüyoruz. Türk sporunda iyi anılabilmek için şerefimizle hakkımızla çalışıyoruz.

BAZILARINA ÇOK KIZGINIM; AMA KESER DÖNER SAP DÖNER; BİR GÜN GELİR HESAP DÖNER

Başkan olduktan sonra “keşke olmasaydım” demedim; ama çok kızdığım olaylar oluyor. Bu olaylara sebebiyet verenler kendilerini iyi biliyor. Bir laf vardır: “Keser döner sap döner; bir gün hesap döner.” Bir gün o hesap döner. Yukarıda Allah var.

HERKES BENİ SEVMEK ZORUNDA DEĞİL, BEN KULÜP TARİHİNİN EN ÇOK ÇALIŞAN BAŞKANLARINDANIM

Wiston Churchill, iktidardayken, ülke hissini korumuş ve 2. Dünya Savaşı'nı kazanmış bir lider. 2. Dünya savaşından sonra yapılan anketlerde halkın yüzde 30'u ondan nefret ediyor. Bu kamuoyunun önünde olan bir şey. Dolayısıyla herkes beni sevmek zorunda değil. Ben de beni sevsinler diye şirinlik yapmıyorum. Ben doğru bildiğimi yapıyorum. Vicdanım rahat. Ben Beşiktaş tarihinin çok çalışan, en çok emek harcayan başkanlarından bir tanesiyim.

GEÇEN SEZON KAPALI DOLUYDU, AMA BEDAVA DOLUYDU; ŞİMDİ BOŞ GÖZÜKÜYOR; AMA PARASIYLA GÖZÜKÜYOR

“Kapalı isterse yönetimler gider” söylemi için diyeceğim şey zaman her şeyi gösterir demek istiyorum. Zaman her şeyi gösterir; benim kimseden korkum olmadığını beni tanıyan herkes bilir. Ben Allah'ın haricinde hiç kimseye verilecek hesabım yok. Taahüdüm de yok. Kapalı ismi kapalı, parayı veren herkese açık. Ben sadece oraya biletsiz girişi engelliyorum. İkincisi geçen sene kapalı tribünde, bunları Kayserispor maçından sonra açıklayacağım, ilk haftada kaç liralık bilet satılmış, kaç liralık gelir elde edilmiş, bu sene kaç tane kombine satılmış kaç liralık gelir elde edilmiş bunların hepsini açıklayacağım. Göreceksiniz kapalı dolu, ama bedava dolu. Bu sene boş gözüküyor; ama parasıyla gözüküyor. Geçen sezon kapalı da yarım sezonda yapılan tahsilat yaklaşık olarak 3 buçuk milyon TL civarında; biz şu anda 5'i geçmiş durumundayız. Parasını ödeyenler alıyor. Bu her şeyi açıklıyor. Maçtan önce geleceksiniz; 100 tane , 200 tane kartla geleceksiniz. O kartları toplayacaksın dışarı vereceksin. Maç başlamadan 10 dakika önce geleceksin, “bunlar çalışmıyor, çalışmıyor” diyerek kapıları kıracaksın, sonrasında orada oturan adamı döveceksin, oraya aileler gelemeyecek. Böyle bir şeye müsaade etmem ben.

ALLAH’TAN BAŞKA KİMSEYE HESAP VERMEM, KİMSENİN HAKKINI YEDİRTMEM

İnşallah Medical Park Antalyaspor'u yenip kupada da bir üst tura çıkacağız. Önümüzdeki sene bir daha kombine kart çıkartacağım. Gelmek isteyenler o gün itibariyle alırlar. Ortalaması düşüğe denk gelir. Böylece bu iş hâl olur; ama benden kimse hakkı olanın hakkını savunmamamı beklemesin.

BENİM BİLİP DE 2. BAŞKANIMIN BİLMEDİĞİ HİÇBİR ŞEY OLAMAZ

Yönetim olarak yavaş yavaş ekip oluyoruz. Dolayısıyla biraz zamana ihtiyaç var. Çok memnun olduğum arkadaşlarım var. Örneğin Ahmet Bey, 2. Başkanımız, çok huzurlu ve ağabey-kardeş gibi çalışıyoruz. Her konuyu istişare ediyoruz. Benim bilip de 2. Başkanımın bilmediği hiçbir konu olmaz. Futbol şubesinin, Amatör Şubelerin, Tesislerden sorumlu arkadaşlarımızın çalışmalarından son derece memnunum. Yönetim olarak da çok daha iyi olacağız.

HEDEF 2015 -2016'DA ŞAMPİYONLAR LİGİ ŞAMPİYONU OLMAK

Yönetim kurulu ne yapabilir. Doğru bir hocayı getirebilir. Doğru hocayı getirdiğimizi düşünüyorum. Oyuncuların ödemelerini zamanında, adil olarak öder. Bunları sağlıyoruz. Biz geçmişten çok ağır bir borç yükü aldık. Taraftara şirin gözükmek için hareket etmiyoruz. Orada iyi bir ekip oluşturduk. Daha işin başındayız. Şans bize yardım ederse 2015 -2016 sezonunda Avrupa Şampiyonlar Ligi Şampiyon'u olabiliriz. Biraz zamana ihtiyacımız var; ama sistematik olarak böyle gidiyoruz.

Stadın etrafı anıtlar kurulunun inisiyatifinde, aynı zamanda sit alanı. Türkiye'deki bütün kurumlardan izin almak gerekir. Stad 205 senisinde tescil edilmiş. Tarihi eser diye. Çok prosüdür var. Onlar tamamlanmadı. Bazı aşamalar geçiliyor: ama süreçler var. Tamamlanmadan söylemek istemiyorum.

NİSAN'DA BEŞİKTAŞ ŞAMPİYON OLACAK

“Nisan'da stada kazma vurulacak mı?” diye sordunuz. Nisan'da olacak bir şey var: Beşiktaş şampiyon olacak.

NENE VE TRANSFER

Nene ya da bir başka transferi için arkadaşlar gerekeni yapıyor. İsim veremem; ama bir forvet, bir sol bek belki de orta sahaya oyuncu takviyesi yapmak istiyoruz. Bunları bireysel olarak, isim vererek açıklamayamam! Bitmemiş bir işi konuşup, taraftarı beklentiye sokamam. Bitince açıklarız.Yerli opsiyonlar da olabilir.

STOCH OLABİLİR Mİ?

Stoch konusuna gelince. Biz rakip takım oyuncularıyla ilgilenmiyoruz. Ancak o oyuncular kulüpleriyle sorun yaşar ve satış listesine konulursa ve bizim teknik heyetimiz ile izleme ekibimizin vereceği raporlar çerçevesinde böyle bir durum gündeme gelirse olabilir; ama şu anda böyle bir durum söz konusu değil.

UEFA'DAKİ DAVALAR

19 taneydi, 3'e indi. Geri kalanı kaybedildi. 3 tane kaldı. Tahminim bu Şubat'a kadar 2 ya da 1'e iner. Benim birinci amacım, bir daha davalık bir süreç olmamasıdır. Mevcutlarla olarak da çalışmalarımız devam ediyor.

TFF, BEŞİKTAŞ'A NE YAPABİLİR; BİZ HER KURUMLA İYİ İLİŞKİLER KURUYORUZ

TFF'yle ilişkilerin bozulmaması adına, Yıldırım Demiören'in Beşiktaş başkanlığı döneminde olanların sorgulanmadığı iddia ediliyorsa, bu tamamen yanlış, Beşiktaş her kurumla iyi geçinmek ister. Ama Beşiktaş'ın menfaatleri söz konusu olduğu zaman her kurumla mücadeleye girer. Sadece TFF'yle değil, Fenerbahçe ve Galatasaray'la da çok seviyeli ilişkiler geliştiriyoruz. Tekerlekli sandalye basketbol maçında olaylar oldu; ama biz Galatasaray'la ortak deklarasyon yayımladık. Karşılıklı bir nezaket var. TFF ile Beşiktaş'ın ilişkileri bellidir. Şekli bellidir. Burada şahıslarla ilgili ilişki olmaz. Kurumsal ilişki vardır. Bunu da biz götürürüz. TFF Başkanı Beşiktaş'a bir şey yamak istese ne yapabilir. Ne yapabilir. Çıkıp da hakemlere “Beşiktaş'a bu maçı vermeyin mi” diyecek. Elinden geleni ardına koymazsa bile ne olur. Biz ne yapabiliriz (?) Hiçbir şey yapamayız. Bir TFF Başkanı'nı görevden alma yetkisine sahip miyiz. Yok. Dolayısıyla bizim bir kaygımız yok. Beşiktaş için ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyoruz.

KURTUN ARKASINDAN 40 TANE ŞEY HAVLAR. ÖYLE OLMASA ZATEN KURT KURT DEĞİLDİR. BİZ KURTUZ

Quaresma, Porto'yla anlaştıysa, haber en son bize gelir. Bilmiyorum. Biz Quaresma'ya sezon başında dedik ki; “Ücretini in sözleşmeni uzatalım.” İndirmedi. Bizden şimdi ya da sezon sonunda ayrılıp bir başka kulübe imza atabilir. Quaresma bu kadar iyi Beşiktaşlıysa müthiş Beşiktaşlı diyorlar ya… Şimdi gitsin bakalım Porto'ya ya da bir başka takıma kaç paraya imza atacak. Şimdi gidip oralarda haftalık 50 bin ya da 75 bin euroya oynarken, biz de 375 bin euroya oynuyorsa, “250 bin euroya in sözleşmeni uzatalım” dediğimizde bunu kabul etmeyen çok iyi Beşiktaşlı Quaresma o kulüplerde ne kadar paraya oynayabilecek. Haftalık 75 bin euro alabilecek mi? Herkes biraz elini vicdanına koysun. Bu mesele için çok şey söyleniyor. Biz bir ne duruş gösteriyorsak bunu Beşiktaş için gösteriyoruz. Kurtun arkasından 40 tane şey havlar. Ben onlara bakmıyorum. Zaten havlamazsa o kurt kurt değildir. Biz kurtuz.

ÜNAL AYSAL'I ÇOK SEVİYORUM

Galatasaray ilişkilerimiz çok iyidir. Başkan Ünal Aysal çok beyefendidir. Benimle ilişkileri çok iyidir. Kendisini çok severim. O da kurumu temsil ediyor. Kurumunun menfaatleri doğrultusunda hareket ediyor. Çok sevdiğim bir insandır. Aziz Yıldırım'ı çok eski yıllardan bu yana tanırım. Birbirimizi eskiden beri çok severiz. İlişkilerimiz çok iyidir. Aramızdaki saygı ve sevgi en üst düzeydedir. Trabzonspor'la ilişkilerimiz çok iyidir. Ben de Karadenizli olduğum için bireysel ilişkilerimiz çok iyidir. Bütün yöneticilerle, bütün kulüplerle aram iyidir.

BURSASPOR'LA OLAN SORUNU EN KISA SÜREDE ÇÖZECEĞİM

Ben rakip takım statlarına beni ağırlasınlar diye gitmiyorum. Ben bir camianın lideriyim. Camiamı temsil etmek için gidiyor. Hiçbir statta kötü bir olayla karşılanmadık. Herkesin bizimle olan ilişkileri çok iyidir. Antalya'ya gideriz çok iyi ağırlanırız. Onlar gelir iyi ağırlanırlar. En kısa sürede bu Bursa mevzusunu çözmek istiyorum. Bir kan davası yok. Ortada bir mahkeme yok. Hakim yok. Suçlu da yok. Artık bu mevzular kapanacak. Kapanmalı. Biz Bursa'ya gittiğimiz zaman Bursa'da çok iyi ağırlanacağımızdan hiç şüphemiz yok. Hiçbir sorun yok.

ARTIK MÜCADELE SAHADA

3 Temmuzla birlikte artık mücadele sahada. Popülist politikalarla sadece ortamlar gerilir ve bireysel meşhur olma sevdaları gelişir. Mücadele sahadadır. Biz Aziz Yıldırım'la kardeşleri Acar ve Ali Yıldırım'la dostuz. Düşman kardeşler değiliz. Yarın bu işler biter biz yine birlikte oluruz. Aziz başkan, Süleyman ağabeyi (Seba) ziyarete gider. “Süleyman ağabey” der. Biz herkesle iyi ilişkiler içerisindeyiz. Olmadığı yerde biz de ona göre tavrımızı alırız.

”HAKKARİSPOR'A BAŞKAN OLUR” DEDİLER; BU KADAR SEVİYESİZ OLMAMALI

Basınla olan ilişkilerimde değişiklik yapmadım. Başkan olmadan önce nasıl davranıyorsam şimdi de öyleyim. İki şeye karşıyım. Bir yalan; iki bireyselleştirmeye karşıyım. İnsanların ailelerini, özel yaşantılarını işin içine karıştırılmasına karşıyım. Bu başıma geldi. “Hakkârispor'a başkan olur” dediler. İşin bu kadar seviyesizce olması beni üzüyor. Bunun dışında haber yapmış diye hiç kimseye telefon açıp da kızmadım. Geçen gün yönetim kurulu arkadaşlarıma yazdım. “Sanki iş bitmiş, Beşiktaş şampiyon olmuş gibi bir hava yaratılıyor. Bu ligde daha çok şey değişir. Biraz muhafazakâr açıklamalar yapalım. Tansiyonum düşürelim” dedim. Bu basına sızmış. Bundan dolayı hiç kızmadım. Ama konuşma yasağı kondu dendi. Doğru değildi. Buna da kızdım. Aslında sızmaması gerekirdi. Sızdıran açısından tenkit etmek lazım, gazetecilik açısından tebrik etmek lazım.

Yayınlanma Tarihi:21:35,