SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Bu ne ya?

10 Aralık 2012

Yazılarımda hakemlerden bahsetmem; çünkü her o konuların sonu yok. Fakat dünkü maçın hakemi Süleyman Abay'la ilgili konuşmadan sahadaki oyunu yorumlamak imkansız; en ufak ikili mücadelelerde oyunu durduran, ortada en ufak sebep yokken gerilim yaratan ve iki tarafın da futbol isteğini öldüren biri vardı sahada. İki taraf da zarar gördü bundan fakat zaten kötü oynayan Fenerbahçe'nin topu rakip sahaya yığamayıp baskı oluşturamayışında Süleyman Abay'ın da payı vardı. Neyse, hakemin payını hakeme (!) teslim ettikten sonra oyuna dönelim…

YÜZYILLIK YALNIZLIK

İBB, Bülent Korkmaz'la birlikte daha dirençli ve mücadeleci oynamaya başladı. Özellikle dün, savunma oyuncularının topsuz alanda sergiledikleri mücadele Fenerbahçe'nin zaten işlemeyen pas trafiğini iyice kapadı. Meireles ve Topal'ın orta sahadaki kaçak oyunları da hem fizik hem de mental olarak iyice tüketti orta sahayı. Sonucunda da Cristian ve Kuyt aktif oyuna hücumda değil orta sahada dahil oldu. Ve son basamak Sow da, rakip ceza sahasında yine Marquez'in “Yüzyıllık Yalnızlık” romanına hapsolmuş bir karakter oldu yine. Acı bir gerçek var; eğer elinde çok üst düzey hücumcuların yoksa oyunu rakip sahada kurman zor iştir. Kadrosuyla sınıf atlayan orta sınıf takımların hepsine bakın; göbekte elini taşın altına koyan en az 2 cesur adam olur. Fenerbahçe'de bu cesareti gösterebilecek kişiler Meireles ve Topuz. Meireles haftalardır formsuz, Topuz ise kulübede. Sonuç; duvara çarpıp duran ataklar ve yokluğa giden koşular…

ÖZET BEKİR’DEN

Bu takım, kişi başı 30 kilometre koşsa, bu tür maçlarda iyi oyun sergileyemez. Çünkü, malum, futbolda ilk kural topu oynatmak. Fenerbahçe bunu hala yapamıyor, hala sahada bir “10 numara” arıyor ve Gökhan'dan başka kanat bindirmesi yapan tek bir adam bulamıyor. Çok net söylüyorum; bu takımın ve “sistem”in işlemesi için hiç değilse bir şey şart; isyan! Bakın maçlara, başkaldıran oyuncularla kazanabiliyor bu takım. Tıpkı dün gol sevinciyle tellere atlayıp hakemden sarı kart gören “golcü” Bekir gibi. Ve o Bekir, Süleyman Abay'ın elinde kartı görünce bir cümle söylüyordu. İşte o soru, aslında dün hakeminden taktiğine her şeye yöneltilen büyük bir soruydu; “Bu ne ya?..”

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek