SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

12 dereceden 0 dereceye.. Şampiyonlar Ligi'nden Süper Lig'e.. Braga'dan Sivas'a.. Okyanus'tan Anadolu'ya.. Hamit Altıntop'tan Aydın Yılmaz'a.. Muslera'dan Ufuk'a.. As oyunculardan yedeklere.. Sevinçten tekrar strese.. Böyle başladı Galatasaray…

Hamit sağda oynar mı? Umut ileride tek mi kalmalı? Semih defansa yeter mi? Amrabat forvet arkası olur mu? Selçuk'tan golcü olur mu? Eboue sağ mı, sol mu? Galatasaray'ın oyununu herkes çözdü mü? 5'li orta sahalara karşı çaresiz kalmaya devam ederler mi? Yok! Ben kabul etmiyorum.

Henüz maç başlamadı. Erkenden yazmaya başladım. Ve defansa geçtim, savunma yapıyorum. Galatasaray için farketmemeli. Etmez de. Futbol bu her şey olabilir. 4-4-2, 4-3-3, 3-4-3, 3-5-2, 4-5-1, 4-6-0 gibi sistemlerden hangisini oynarsa oynasın, nereden gelirse gelsin, kim oynarsa oynasın, Galatasaray için farketmemeli… Etmemeli.

SELÇUKBU MAÇ YEDEK OLMALIYDI

Niye etmemeli? Braga maçında son 30 dakikada ne sistem vardı, ne iklim, ne yıldız oyuncu, ne as ne yedek, ne rakibin 5'li orta sahası, ne de ne! Selçuk kenarda oturmalıydı. Selçuk geçen sezondan daha kötü tamam. Melo yok Yekta var. Daha iyi bir ikili olabilir. Ama şimdi sezona başladığından daha kötü. Yorgun, moralsiz. 3 gol de atsa, süper de oynasa bu fikri savunuyorum.

Amrabat yine öne keser, Burak çıkar ya da Umut inen topa müdahale eder. İlk beklenti buydu. Defansın solunda ileri çıkışlar yerine, Sivas'ın sağ hücum hattını karşılayan Hakan ile başlaması, Terim açısından düşünülmüş ve adı tahtaya ‘ilk olarak' yazılmış. Grosicki için tek çare olarak düşünülmüştü. Ayrıca stoperlerin üzerine de bir anda çizgiden hareketlenme ihtimali de düşünülmüş ve Hakan'ın da çabucak stopere geçip, Grosicki'ye karşı o bölgeyi kapatabileceğine güvenilmiş.

14 haftada kaybedilen 16 puanın ne büyük kayıp olduğunun farkında mıydı acaba sarı-kırmızlı futbolcular? Yine bir önemli detay; Braga maçının ilk 11'inden farklı 6 isimle başlıyor karşılaşmaya. Mücadele öncesindeki yorumlarım ve bilgiler böyleydi. Ve maç başlıyor; temkinli, rakibe saygılı ve olgun bir Galatasaray var sahada. Sivas bir sağdan geliyor, bir soldan, bir cepheden. Ama sonuç yok. Galatasaray bir geldi gol 1-0… Bir gitti 1-1! Yine Sivasspor'un gelişigüzel, paldır küldür atakları sonuçsuz kalırken Galatasaray yine geldi ve 1-2 oldu.

Çok gelmek mi? Az gelip golleri bulmak mı? Tabii ki az gelip özü bulmak.

TIPKI UEFA ŞAMPİYONLUĞU GİBİ

İkinci yarı yine aynı şekilde bitirici adamlarla sonuca giden Galatasaray, evine huzur dolu bir dönüş yaptı. Hem teknik hem motivasyon hem de moral açısından önemli bir galibiyet aldı. UEFA Kupası zamanları geldi aklıma; iki günde bir maç oynarlardı neredeyse! Ve Galatasaray UEFA Şampiyonu… Yine iki günde bir. Yine doludizgin. Ve yine yeni yeniden… Unutmadan.

Hoca dedi ki Sivasspor maçı öncesinde ve Braga zaferinden sonra; ‘İstanbul'dan daha soğuğa Braga'ya, Braga'dan daha soğuğa Sivas'a, iklim olarak hep aşağıya hep aşağıya.' İklim olarak evet de oyun olarak hayır… Hep yukarıya hep yukarıya oldu bu hafta. Soğuğa gittikçe gol oldu yağdı Galatasaray. Böyle soğuğa can kurban! Tam gidiyordum ki aklıma geldi. ‘Melo'suz' Galatasaray'ı, ‘Melo'lu' Galatasaray'a tercih ederim…

BEĞENDİM

Kim ne derse desin, ben Melo'suz G.Saray'ı Melo'lu G.Saray'dan daha çok beğeniyorum…

BEĞENMEDİM

Çok kaliteli bir kadrosu olan Sivasspor'un çok pozisyona girip bunun karşılığı kadar gol atamamasını…