SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Sahada oynayın kulislerde değil!

5 Aralık 2012

İlginç günlerden geçiyoruz. Galatasaraylı yöneticiler, yeni albüm çıkarmış taze popçular gibi kanal kanal dolaşıyor. Başkan bir yerde, eski başkanlar başka bir yerde. Diğer yöneticiler başka başka yerlerde…

Sanki bugün Şampiyonlar Ligi maçı; önümüzdeki 18 günde 2 büyük maç yok da, bu hafta sonu seçim var. Bitmeyen bir seçim hesaplaşması…

Yıllardır herkesin işine geldiğinde lehine kullandığı, işine gelmediğinde de aleyhineymiş gibi gösterdiği, seçim malzeme haline dönüştürdüğü bir liseli-lisesiz ayrımı. Liseliler-liseciler geyiği.

Dün öğreniyoruz ki Adnan Polat önce Galatasaray Üniversitesi mezunlarına kontenjan sağlayarak liselilere karşı avantaj sağlamak istemiş. Sonra bu değişikliğin aleyhine çalışacağını fark edip liselilerden yana tavır almış. Yani neymiş… Lise mezunu olmamasına rağmen 2 kez başkan seçilen Adnan Polat kazanırken, ‘liseliler' iyi. Adnan Polat ibra edilmeyince ‘lisecilerin' işi.

Mesela ben ilk aday olduğunda Adnan Polat'a oy verdiğim için ‘iyi liseli' olarak görülüyorum bu kesimce. Bir sonraki seçimde Adnan Öztürk'ü desteklediğim için ‘kötü liseli' oluyorum. İbra edilmemesi yönünde el kaldırınca da ‘liseci' damgasını yiyorum. Hiç dönüp kabahati kendinde arayan, “Galiba biz bu işi gerektiği gibi yapamadık” diyen yok. Kimse o koltukların sahibi olmadığının, liseli ya da lisesiz milyonlarca Galatasaraylı'dan emanet aldığının farkında değil. Egolarına söz geçiremiyorlar. Özeleştiri yapmayı denemiyorlar. Bazen kenara çekilip beklemenin konuşmaktan daha iyi olduğunu anlayamıyorlar. Kendilerini öyle önemsiyorlar ki ellerindeki markanın öneminin yeterince bilemiyorlar.

Bakın; Türkiye'deki futbol kulüplerinin marka değerleri ile taraftarının takıma bakış açısını ele alan uluslararası pazarlama şirketi Millward Brown'ın araştırması ne diyor: “Galatasaray'ın Türkiye'de hükümdar rolü var… Kontrolü elinde tutan, iddialı, arzulanan, kibirli, yaratıcı ve cesur özellikleri, hükümdar rolünün oluşmasında önemli rol oynuyor.” Sadede gelelim… Sözüm eski-yeni tüm başkanlara, yöneticilere…

Bu camia sizlere bir hükümdarlık emanet etti. Ekranlara yansıyan kardeş kavgası, iktidar çekişmesi değil; sarı-kırmızı renklerin olduğu her alanda örnek bir liderlik görmek istiyor.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek