SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Atam için!

5 Aralık 2012

Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, hemen hemen her konuda ve alanda düşündükleriyle topluma ölümsüz mesajlar vermiştir. Basınla ilgili Ata'mızın şu sözleriyle yazıya başlamak istedim. Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikri gıdayı vermekte, hulasa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.

Bizler futbol başta olmak üzere sporun birer takipçisiyiz. Ben ve meslektaşlarımın asli görevleri var.

Hepimiz öncelikli olarak vicdanımıza hesap vermeliyiz. Yaptığımız işin hakkını teslim etmeli, topluma örnek olmalıyız. Herkesin gönül verdiği bir takım bir renk vardır, olmalı da. Fazla uzağa gitmiyorum. Çok yakında tüm ülkenin merakla beklediği bir Galatasaray- Fenerbahçe derbisi var. Avrupa'nın önde gelen liglerinden birine sahibiz.

İspanyollar Barcelona- Real Madrid maçlarına ‘El Clasico' ismini takmış. Tartışmasız dünyanın bir numaralı maçı bu iki takım arasında oynanıyor. Biz ise kendi kendimizi avutuyoruz. Daha doğrusu kandırıyoruz. Onların ‘El Clasico' klasiği varsa bizim de ‘Avrasya derbimiz' olmalı. Neyin peşinde olduğumuzu çok iyi bilmeliyiz. Tabii ki haber peşinde olmalıyız. Ama yaptığımız haberin sadece ülkemizde değil, uluslararası alanda da ses getirmesine katkı vermeliyiz. Olayları, kavgaları, karşılıklı polemikleri büyütmek ne kadar çok hoşumuza gidiyor.

Hiç mi olumlu şeyler olmuyor. Neden böylesine büyük önem taşıyan bir derbiyi pazarlamıyoruz. Neden kendi bindiğimiz dalı kesiyoruz. Ne olur şunu iyi bilelim. Bu ülke bizim, bu takımlar bizim. Bir maç biter, bin maç oynanır. Güzellikleri sunalım. Olaylara değil, fair-play'a teşvik edelim. Fatih Terim bu ülkenin yetiştirdiği en büyük teknik adamdır. Aykut Kocaman bir camianın kocaman gururudur. Şenol Güneş Karadeniz'in kahramanıdır. Mustafa Denizli Türk futbolunun lokomotifidir. Ertuğrul Sağlam, Ersun Yanal, Abdullah Avcı ve nicelerine sahip çıkalım. Arda'ları, Emre'leri, Selçuk'ları karalamak yerine kazanmak gerek. Son söz yine Atatürk'ten…

Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek