SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Güven tünelinden geçen bir ekibin daha 4. dakikada gol bulması öyle ya da böyle önemlidir. Golden sonra özgüvenli oyunu da. Golle kırmızı kart arası geçen sürede, G.Birliği golü çıkarma, Trabzonspor'un ise iyi savunma-hızlı hücum sistemini devreye soktu. 43'te gelen gol, Gençler'in maça ortak olma şansını tamamen azalttı. Devreye 1-0 ile girmek sürprizken, 2-0 girmek oyuncuları da rahatlatmış. Eskişehir maçında yuhalanan Halil'in golü atması, yuhalayanlar açısından dikkat çekici olsa gerek. Ya onu alkışlayanlar, hangileri gerçek Trabzonsporlu!

İkinci yarıda beklenenler hemen hemen gerçekleşti diyebiliriz. Trabzonspor farkı artırabilir, skorla birlikte oyunu forse edebilirdi. Gençlerbirliği ise daha fazla hücum oynayıp, bir ya da daha fazla gol bulabilirdi. Trabzonspor, 2. ihtimali düşündürmedi bile. Colman Alanzinho değişikliği ile yine çok kırılgan ama teknik bir orta sahaya sahip Trabzonspor, oyunu genişletti. Bu kez kanat farkı da var. Serkan, Emerson bu kez açık gibiler. Özellikle Emerson, soldaki tüm ataklarda kendini gösterdi.

Şunu gördük ki takımın üzerindeki baskı hafifledikçe, başarı artıyor. Bir yenilgiyle tefe konulmamaları gerektiğini anlattılar kısaca. Olcan'ın serbest vuruşu güzel ama o anki psikolojisi nasıl! Kafanız rahatsa böyle bir vuruş yapabilirsiniz. Adrian'a parantez açmak lazım değil, ona dakika vermek lazım. Adrian, oynadıkça diri kalan bir oyuncu. Bunu görmek lazım. Her oyuncu için geçerli ama böyle bir adamınız varsa, onları ilk 18 dışına itmeniz yanlış. Bu galibiyette herkesin payı vardır. Olcan, Zokora, Emerson, Adrian. Hepsini sayabiliriz ama ilk kez Onur'un bir galibiyette payı yok.

G.birliği'ne gelince…Fuat Çapa'nın takımları disiplinlidir. Oyuncular yerlerini kaybetmez, farklı geriye düşseler de, 0-0 gibi devam ederler. Kırmızı kart ve skor olarak geriye düşmelerine rağmen, çok fazla boş alan vermediler.