SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Yine mağlubuz

3 Aralık 2012

Tek bir sonucu var dünün; Türk futbolu yoluna istikrarla devam edip yine kaybetti. Bütün o meşhur süreçlerin ardından başlayan moda belli; Fenerbahçe'nin neredeyse gittiği her deplasmanda ağır tahriklerle karşılaşıyor… Haksız rekabet sağlayan “şike” kavramından farkı olmayan bu müdahalelerle, hem oyuncular hem de deplasman taraftarları dün yine baş başa kaldı.

Maç öncesi otobüsler taşlandı, Trabzonsporluların saldırıları oldu ve tribünde açılan bir pankart vardı; “Merhaba şike, pardon Fenerbahçe”… Bu tür pankartlar bu yıl başka maçlarda da açıldı. Şimdi takımcılığı falan bir kenara bırakıp düşünmek lazım. Bu “kulübe” henüz ceza verildi mi? Herhangi bir hüküm verildi mi? Bu iki soruya cevabınız “ama şike var, hepsi belgeli” vesaire ise okumayı burada bırakabilirsiniz. Fakat objektif bakabiliyorsanız devam edelim; bu tür ağır tahrik içeren pankart ve hareketler neden cezasız? Tribünde açılan küfürlü bir pankarttan altta kalır yanı var mı?

Fenerbahçeli taraftarlar bu sorulara hiç değilse yönetimin cevap vermesini bekliyor ama son zamanlarda hayli “efendi” duran Fenerbahçe resmi sitesinden bile ses yok. Kaldı ki herhangi bir “suç” olduğunda bile o cezayı “kitleler” linç ederek vermez, gerekli mevkiiler uygular. Yani şike yapan bir takımı bile bu tür saldırılarla 1-0 yenik olarak tüm sezon oynatamazsınız. Her şeyi geçtim, Federasyon ve sessiz Fenerbahçe yönetimi arasında bir ılımlılık politikası ve tribünlerin gazını alma kararı varsa bu açıklansın bari. Hiç değilse insanlar boşuna yaralanmaz ve biz de yok yere nefes tüketmeyiz.

SAKARYA BARÇA HATTI 

Bir efsane adayı yaklaşık 20 yıl önce Sakarya'daydı. 2 hafta şehirde kalıp beğenilmeyeno adam, Sakaryaspor olmayınca Türkiye'den çıkış yapıp önce Dinamo Zagreb sonra da Barcelona'ya kadar uzanan birçok önemli kulübün formasını giydi. 20 yıl önce 2 hafta kalıp giden o adam için dün önemli bir kader günüydü. Ve bu sınavı önce Kayserisporlu oyuncuların 90 dakika bırakmadıkları oyun disiplini sonra da Fenerbahçe'nin tarifsiz kötü futboluyla vermiş oldu. Cristian'ın harcadığı pozisyonlar kimseyi yanıltmasın. Bütün taktik yorumlar da nafile, tek bir cümle yeter; ne yazık ki neredeyse her yazımda “her maç en az 45 dakika uyuyan bu takım, golü geç yerse ne yapacak?”diye sordum. Cevabını da dün almış olduk.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek