SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Öncelikle şunu söylemeliyim… İki takımın ortaya koyduğu futbol gerçekten alkışa değerdi. Özellikle Kayserispor'un temposu ve arzusu maçın seyrini pozitif etkiledi.

Gelelim maça… Fenerbahçe beklenen görüntüsünden biraz uzak kaldı. Orta sahadaki üçlü dün ritim bozukluğu içindeydi. Haftalardır en iyi orta saha olarak gösterdiğimiz Topal- Meireles-Cristian dün ne yazık ki uyku halindeydi.

Cristian maçı çevirecek pozisyonlar buldu ama saç-baş yolduracak şekilde kaçırdı. Topla buluştuğu anda takımı hızlandıramadı. Sanki bir yorgunluk belirtisi vardı. Meireles de durgundu. Şut denemedi, ara top atamadı ve kısacası takıma katkı yapamadı. Mehmet Topal bu iki isime oranla daha diri göründü ama bu yeterli olamadı.

Aykut Kocaman'ın Caner Erkin tercihine saygı duymak gerekiyor. Ancak bu oyuncunun daha erken oyundan alınması lazımdı. Kayserispor dersine iyi çalışmış ve Fenerbahçe'nin kanatlarına set çekmişti. Caner ile Kuyt özellikle ilk yarıda rakip kaleye inemedi. Gökhan Gönül de fazla çıkamayınca Fenerbahçe al-gülüm, ver-gülüm ile ilk 45 dakikanın sonunda soyunma odasına girdi.

İkinci yarı, tempo, pozisyon ve kalite açısından izlemeye değerdi. Bobo iki adımdan topu kaleci Volkan'a nişanladıktan sonra zor bir gol attı. Ceza alanı dışından attığı şutta beceri vardı.

Kuyt, Fenerbahçe için büyük bir şans. ‘Gitti' denilen maçı çevirdi. Stoch'un uzun topunda kale içine doldurmak istediği top şahene bir gol oldu. Hollandalı emeğinin karşılığını alıyor.

Sonuç olarak iki takım da kazanabilirdi. Ancak beraberlik maçın gerçek hakkıydı. Kaybeden tarafa gerçekten yazık olacaktı. Lig yeniden başlıyor. Zirveden iki puan geride olan Fenerbahçe'nin kaybettiği puana takılmaması lazım. Bu kadronun şampiyonluk için yeterli olacağını düşünüyorum. Yeter ki istikrarı sağlasınlar.

Şu an için sarı-lacivertlilerin tek handikabı deplasman fobisi. Dışarıda önemli kayıplar verdiler. Bursa, Eskişehir, Kayseri gibi önemli rakiplerden belki puanla döndüler ama şampiyon olmak için dışarıda kazanmak şart.