SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Sonda söyleyeceğimizi başta yazalım. Fenerbahçe aşama kaydediyor ve daha iyi yerlere geleceğini gösteriyor. Ufak tefek eksiklikler var ama buna rağmen Fenerbahçe doludizgin gidiyor. Attıkları gollerdeki pasları ve sonrasındaki sevinçleri gerçek bir takım olunduğunu gösteriyor. Teknik adamını, futbolcusunu, yönetimini ve özellikle de taraftarını kutlamak gerekiyor.

Fenerbahçe’nin eksiklerini konuşalım. Takımdaki bazı isimler dinlendirilmeli. İlk yarıda zihinsel ve fiziksel yorgunlukları zaman zaman göze çerptı. Hasan Ali iyi profesyonel ama onun da enerjisi idareli kullanılmalı. Özgür Çek kıyıda köşede unutulmamalı. Kadroda Sezer var (girdi attı), Selçuk var, Semih var, Serdar Kesimal var. Zaman zaman ilk 11'e bunlar monte edilmeli.

Dün Sow'un harika golü takımı adına ilk yarıdaki uykuyu bozdu. Takım arkadaşlarındaki yorgunluğu biraz aldı. Bu da ikinci devreye yansıdı. Fenerbahçe ikinci yarıya enerjik başladı ve sonuç alındı. İyi ve paslı oynandıkça oyuncular sanki yenilendi. Bu, skor üstünlüğünün, coşkusunun verdiği bir güçtü. Sezer'in sonradan girerek takıma verdiği enerji herkese örnek olmalı.

Sarı-lacivertlilerin de bazı vazgeçilmezleri var. Mesela Kuyt. Gerçekten lakabı ‘bitmeyen pil' gibi… Sow ile iletişimi takım için sürekli skor üretirken bir de İngiliz futbolunda olgunlaşmanın özelliğiyle ikinci topları hep kovalıyor; ödülünü de dünkü gibi alıyor. Sow, her hafta daha güzel goller atmayı başarıyor. Malum sakatlık muhabbetini açmaya gerek yok… Bir de Volkan. Milli kaleci, F.Bahçe'nin gerçek anlamda vazgeçilmezi. İhtiyaç olunan her anda sahneye çıkıyor, üzerine düşeni yapıyor. Stoch'u da diğer maçlara göre daha iyi gördüm. Dün akşamki hatta daha iyi bir Stoch'a Fenerbahçe'nin özellikle deplasmanlarda çok ama çok ihtiyacı var.

Taraftara ise ayrı paragraf açıyorum ve diyorum ki ‘12. adam değil 1. adam' onlar. Fenerbahçe'nin gerçek gücü taraftarıdır. G.Birliği bir kez istediğini yaptı; akıllı duran top taktiğiyle Fener'i gafil avladı. Ama o kadar o golden sonra stop.