SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Maçtan önce Eskişehirspor, puanlar paylaşılsa razı olabilecek durumdaydı. Ancak özellikle kırmızı karttan sonra Eskişehirspor'un bariz üstünlüğü ile geçen bir maç oldu. Kötü oynayan bir Fenerbahçe vardı sahada. Neredeyse tüm ilk yarı iki takım açısından da kocaman bir sıfırdı. İki takım da 45 dakika boyunca pozisyon üretmekte zorlanan, tempodan uzak, agresif olmayan bir futbol sergiledi.

LAUBALİLİK FARKI KAÇIRTTI

Oyunun 2. yarısındaysa Fenerbahçe'nin de 10 kişi kalmasının etkisiyle bambaşka bi Es-Es vardı sahada. Özellikle ikinci yarının ilk 15 dakikasındaki Eskişehirspor'un bulduğu net pozisyonları değerlendirememesi oyunun farklı bir skorla bitmemesine sebep oldu. Eskişehirsporlu oyuncuların girdiği pozisyonlarındaki laubali ve ciddiyetten uzak tavırları 10 kişi kalan sarı-lacivertlilerin ilk yarıdan daha iyi bir performans ortaya koymasına sebep oldu. Belki Cristian-Meireles-Mehmet Topal üçlüsünün biri ya da ikisinin yerine Mehmet Topuz ve Sezer daha önce girseydi, Fenerbahçe kaptığı toplarla daha etkili atağa çıkabilirdi. Sezon başından bu yana belirttiğim gibi sarı-lacivertli ekibin büyük sıkıntısının defansın solu olduğunu bu karşılaşmada bir kez daha gördük.

Maç sonuna baktığımız zaman ‘Kaybedilen 2 puan mı, yoksa kazanılan 1 puan mı?' sorusuna, doğal olarak kazanılan bir puan demek çok daha gerçekçi olur. Fenerbahçe'nin özellikle Alex'siz oynama sürecinde en büyük şansının ise rakiplerinin de sürekli puan kaybetmesi olduğunu düşünüyorum.

HAKEM KIRMIZIYI AÇIKLAMALI

Hakemle ilgili düşüncelerime gelirsek, Caner'in gördüğü kırmızı kartta mutlaka küfür olduğunu düşünüyorum. Şayet hakem bunu raporunda çok net bir şekilde ifade edemezse, bu müsabakanın yükümlülüğü omuzlarında olacaktır. Zaten bir hakem bu kadar tereddütsüz şekilde kırmızı kartı çıkarıyorsa mutlaka geçerli bir nedeni vardır. Penaltının pozisyonunun ise net bir penaltı olduğunu düşünüyorum.