SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Gerçekler acıdır…

17 Kasım 2012

Kaybettiği puanları “şans topu!”na bağlayan G.Saray için Manchester United maçı öncesi altı fireli Karabükspor'la Arena'da oynamak açıkçası bulunmaz Hint kumaşıydı. Bu sezona “sosyal medya” yıldızı (!) olarak damga vuran Melo da üç maç sonra Terim'den formayı almıştı.

Galatasaray oyuna baskılı başlasa da her hattıyla yardımlaşmadan ve organize olmaktan inanılmaz yoksun görüntü içindeydi. Bu Karabük'ün ekmeğine yağ sürerken kontrataktan buldukları gol ders niteliğindeydi. Bir gerçek var ki Terim'in ekibi yavaş oynuyor. Aheste futbol, rakipler için büyük avantaja dönüşüyor. G.Saray set oyununa mahkum kalıp alan bulamıyor.

Bunların üstüne savunmada Dany'nin bireysel anlamda yaptığı hatalardan verilen pozisyonlar da eklenince ilk yarıda sezonun en kötü G.Saray'ını izledik. Kimse “akıllar Salı gününde demesin.”

Devreye Umut-Elmander değişimiyle başlayarak oyunu tamamen Karabük sahasına yıkmayı planlayan G.Saray'ın geri dönüşlerde yaşadığı sıkıntı sürpriz olmadı. Gecenin adamı Lua Lua'nın liderliğinde Muslera'ya sürekli kabus yaşattılar. Son yarım saatte futbola aç sahne alan Engin için yorum yapmak doğru olmasa da arzusu yeterdi.

Ancak gerçek olan tek şey var, G.Saray her geçen hafta özgüven kaybını katlayarak gidiyor. Oyuncular sorumluluk alıp hata yapmaktan korkuyor resmen. Bu kadar homojen bir kadronun, ızdırap çektirecek futbol oynamaya hakkı yok. Terim'in ve yönetimin çizdiği pembe tablolar artık yerini gerçekle yüzleş-meye bırakmıştır. Salı gecesi Manchester United karşısında böyle bir G.Saray görmeyi dilemiyoruz tabii ki ancak Arena tribünlerinden yükselen “bu takıma ne oldu?” sesleri her şeyin özeti zaten.

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek