SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Sineklerin tanrısı

5 Kasım 2012

Manisa 19 Mayıs Stadı'nda herhalde milyonlarca sinek vardı dün. Onların o karmaşık ve kalabalık savruluşları dün hem sahaya hem de tabelaya yansıdı. Akhisar ve Fenerbahçe'nin attığı gollerde temel sebep dağınıklık ve pervane gibi ateşe üşüşmekten geldi biraz. Sırayla gidelim…

Kopya senaryo

Fenerbahçe, dün Akhisar'dan yediği o frikik golünün aynısını Mersin İdman Yurdu'ndan da yemişti. Senaryo da başroller de sonu da aynı… Soldan gelen bir atak, kademe desteği bulamayıp sarı kartlık bir faulle rakibini indiren Gökhan, frikikten vurulan top ve gol. Tek fark Mersin maçında gol Meireles'e çarpıp gelmişti. Bu kez aynı noktadan havalanan top kaleye girmek için Çağdaş'ın kafasını istedi. Akhisar cephesinde ise özellikle ilk gole bakmak lazım… Fenerbahçe'nin hücum organizasyonları kuramadığı sezon başından beri bilinen bir gerçek. Bu zaafı değerlendirmek için de Hamza hoca, oyuncularına “ceza sahası üstünde toplu adama kalabalık baskı” yolunu göstermiş olmalı. Kabaca, Akhisar ayağa basmak için rakibinin 3. bölgeye gelişini bekledi. Bu taktik aslında başarılı da ilerliyordu. Fakat 2 soru işareti vardı bu gidişata dair. Bir; o noktada kaptığın toplarla hızlı çıkabilecek misin? Akhisar bunu başaramadı. İki; orada şok ve sıkı baskı yaparken ya kontrolsüzce faul yaparsan? Yapıldı da zira. Ve ilk golü anlamsız bir faulden doğan frikiğin yarattığı pozisyonla yedi Akhisar. İkinci gol ise her hafta yaklaşık 5 örneğine rastladığımız bir “Türk Futbolu Golü” idi; konsantrasyon kaybeden savunma, dağılan adam paylaşımı ve gol. Buraya kadar söylediklerim pozisyon değerlendirmesi değil aslında, tabelanın altında yatan psikoloji. Bir bütünlük isteyen planların bir yerinden hep eksik kalması. Fenerbahçe'sinden Ardahanspor'una klasik Türk futbolu. Mental yetersizlik ne yazık ki…

Hava değişimi

Akhisar, geçen sene bir alt ligde oynadığı futbolun yanına bile yaklaşamıyor Süper Lig'de. Üstelik, üst lige çıkan her takım istisnasız büyük bir kadro değişimi yaşıyor. Süper Lig'de 1. Lig arasındaki uçurum bu kadar fazlayken lig atlamanın amacı sadece hava değişimi mi? Bu uzun konuyu bu soruyla bırakıp maça dönelim yine; Caner üstünden bir çıkarıma gitmek lazım. Caner, yıllardır “birkaç maç iyi oynayıp sonra kenara çekilen” bir adam oldu. Bunun sebebini kariyeri boyunca hiç sormadıysa, en azından bugün sorsun kendine. Hatta bu soruyu bütün Türk futbolcular cevaplamak zorunda. Belki de hem Fenerbahçe hem de Türk futbolu adına cevap çok uzakta değildir. Belki de Sineklerin Tanrısı adlı meşhur kitabın bir cümlesinde gizlidir o yanıt; “büyük fikirler basit fikirlerdir…”

Buraya diğer yazı alanı ajax ile gelecek