SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Bundan 9 yıl önce… Van Hooijdonk'un partneri olarak F.Bahçe ile sözleşme imzalamıştı Marcio Nobre… İlk resmi maçı ise Ali Aydın'ın Victoria'ya çift sarı kart gösterdiği ve oyundan atmadığı için tekrarlanan Çaykur Rizespor maçıydı. O günlerde “Oynamaması gereken maçta oynadı ve gol attı” denilen Nobre, sezonu 12 golle; Fenerbahçe ise şampiyon olarak tamamladı. Ertesi sezon tablo aynıydı. Eski takım arkadaşına kavuşan Nobre, gol hanesinin karşısına 17 rakamını yazdırdı. Zirvede yine Fenerbahçe vardı. Her dönem kiralanan ama Fenerbahçe adına talihsizlikle sonuçlanan 2005-06 sezonun sonunda bu kez Beşiktaş'a transfer olan Marcio Nobre, 2006 yılı Ağustos ayında Türk Vatandaşlığı'na kabul edildi. İsmini Mert Nobre olarak değiştirdi ve o dönemden itibaren Süper Lig'de Türk statüsünde oynamaya başladı. 2008' de Milli Takım'da oynama hakkı kazanan Mert Nobre, 2006'dan 2011'e kadar Beşiktaş formasını sırtına geçirirken bir şampiyonluk da siyah beyazlı kulüpte yaşadı. Brezilya asıllı Türk oyuncunun 2011'den sonraki ikametgahı ise Mersin oldu. Akdeniz’de ikinci sezonunu yaşayan Mert Nobre'nin ismi son günlerde Abdullah Avcı yönetimindeki A Milli Takım için yeniden anılır oldu. “Mert Nobre bu takımda oynar mı oynamaz mı?” sorusunu sorunun doğrudan muhatabına sorduk.

ABDULLAH AVCI’YA SAYGI GÖSTERİLMELİ

Beni bu ülkeye Türk İnsanı bağladı. Bunları şirin görünmek için söylemiyorum, içimden geçenler bunlar. Türk Milli Takımı maçlarının hepsini bir Türk gibi izliyorum. Bu takımda çok kaliteli oyuncular var ama sahaya yansımadı. Milli Takım'da bıçak kesiği gibi bir değişim oldu. Oyuncuların çoğu ilk kez bir arada oynadı. 5 sene öncesinde bakarsanız o oyuncular birbiriyle uzun dönem beraberdi. Bir sorun varsa takımda sebebi budur. Abdullah Avcı'ya ise saygı duyulmalı. İstanbul BB'de iyi işler yaptı. Kötü neticeler olabilir ama iyi sonuçlar da olabilirdi, futbol bu…

YAŞLANDIM AMA TECRÜBELİYİM

Artık biraz yaşlandığımı söyleyebilirim. Yaşla birlikte tecrübe de geldi. Mesela geçmişte yanlış kararlar aldığımı düşünmüyorum. Fenerbahçe'de kalsam bazı şeyler faklı olurdu belki. ‘Beşiktaş'a gittiğine pişman mısın' diye sorsanız ‘Hayır' derim. Hatalı kararım Japonya'ya gitmekti. Fenerbahçe'de olağanüstü bir dönem geçirdim. Sadece güzel anılar vardı. Beşiktaş'ta ise hem saha içinde hem saha dışında güzel ve kötü anlar yaşadım.

BEŞİKTAŞ TAKIM OLMADI!

Fenerbahçe’de hazır bir kadrodaydım ve bu yüzden çok rahat oynuyordum. Beşiktaş'ta oynamak çok zor. Beşiktaş'ın en büyük problemi asla bir takım olamamak. Çok büyük oyuncular geldi ama bunların hepsi kendi için oynadı. Hiç bütünleşemediler. Bunu söyleyen ilk oyuncu ben değilim bu bilinen bir gerçek.

BÜYÜK TAKIM ATMOSFERİ FARKLIYDI

Gerçekçi bir insanım. Beşiktaş ve Fenerbahçe gibi büyük takımlarda oynadığınızda en az 30 bin kişinin tribünde sizi beklediğini biliyorsunuz. O kadar taraftarın tezahüratları var, bu çok farklı bir duygu. Bunu yeniden yaşamak isterdim ama yaşayamasam da önemli değil. En azından kafamda böyle güzel hatıralara sahibim. Güzel zamanlardı benim için.

FENERBAHÇE ESKİDEN DAHA İYİYDİ

Fenerbahçe’de oynadığım zaman o takım çok farklı, mükemmel bir takımdı. Öyle bir takımda oynamak işimi kolaylaştırıyordu. Her maç en az 4 net gol pozisyonuna giriyordum. Her şey benim lehimeydi orada. Şimdi de çok büyük oyuncular var ama geçmişte daha takım olmuş bir ekip vardı.

DÜZLÜĞE ÇIKARIZ

Mersin’de işler bu sene istediğimiz gibi gitmiyor. Ama bu düzelmeyecek anlamına da gelmiyor. Yeniden düzlüğe çıkmak için çok çalışıyoruz. Kariyerime Mersin'de devam etmek istiyorum şartlar izin verirse. Burada bile bitirebilirim futbolu. Formalarımın çok satıldığı haberlerini alıyorum, bu beni mutlu ediyor. Taraftarın, yaptığım işi sahiplenmesi hoşuma gidiyor.

YABANCI DİLİM PORTEKİZCE

Kendimi yüzde yüz Türk hissediyorum. Milli takımda olmak için Türk vatandaşı oldum. Şu anda oynamasam bile bir Türk gibi üzülüyorum, seviniyorum. Burada doğmadım ama geldiğim ilk günden beri kendimi buranın parçası hissettim. İnsanlar belki bir Türk oyuncunun yerini alacak gibi düşünebilir beni. Ama ben yer alırsam yine bir Türk'ün Milli Takım'da olacağını bilsinler. Bir yabancı gibi görülmek istemiyorum. Şans bulursam kanımın son damlasına kadar milli forma için savaşacağım. Yabancı bir oyuncu değilim. Türk'üm ve çalışmalarımı milli takım doğrultusunda yapıyorum. Hoca bana şans verirse en iyisini yapacağım.

İBRAHİM DE ÜZÜLDÜ ALEX DE…

Alex ile konuştum. Yaşadığı hayal kırıklığından bahsetti. Gönderiliş şeklinin bu şekilde olmaması gerektiğini söyledi. Aziz Yıldırım, Aykut Kocaman ve Alex. 3 kişi de çok önemli Fenerbahçe için… Ben isterdim ki çok daha şık bir şekilde bu ülkeden gitsin. Ben bu örneği geçmişte de yaşadım. Beşiktaş'tan takım arkadaşım İbrahim Üzülmez takım için çok şey yapmıştı. Ama onun ayrılışı da mutlu sonla bitmedi. O da görkemli şekilde veda edilmeyi hak etmişti. O dönem, tüm takım çok etkilendi bu olaydan…

Deniz EKE – AMK Spor

Son güncelleme: 19:12 23.10.2012