Reklamsız Sözcü

“Ben işimi yaparken de önce inancımı oyuncularıma anlatacağım, onların bu doğrularla hareket etmesini sağlayacağım, sonra onların yükselmelerini sağlamaya çalışacağım.” (Aykut Kocaman)

Algı operasyonu, ABD Savunma Bakanlığı'nın 2007'de ürettiği ve “kitlelerin düşünce sistemlerini etki altına almaya çalışmak için yürütülen eylemlerin tamamı” demek. Diyeceksiniz ki maç yazısıyla bunun ne alakası var? Var, hem de çok! Anlatalım: Siz aylardır ‘savunma oynatıyorsunuz' denilen, kendi sahasında her an protestolara maruz kalmaya açık olan ve hakem hatalarının en çok yapıldığı bir takımı yönetiyorsunuz. Ancak siz son beş maçta bir gol yemiş ve ligin en çok gol atan ikinci takımının (58 gol) başındasınız. ‘Algı operasyonu' uzun zamandır Aykut Hoca'ya karşı yürütülen bir kampanyaya dönüştü diyelim ve zor deplasman maçı olan Sivas'a uzanalım.

Robinho tercihi şaşırttı

Fenerbahçe maça hızlı ve önde basarak başladı. Şener sağ kanatta, Aatıf orta sahada, Soldado ileride çok etkiliydi. Sivasspor'un ‘bekleyen' oyun anlayışı da sarı-lacivertlilerin maçı koparmasında en büyük etkenlerden biri oldu. Robinho'nun ikinci yarıda oyuna girmesi Samet Aybaba'nın şaşırtıcı tercihiydi. ‘Uzun mesafe koşucusu' Aykut Kocaman'ın takımını sahaya iyi yaydığını ve makine düzeninde oynatmak istediği futbolu oyuncularına doğru anlattığı, maçın özetiydi. Giuliano'nun etkisiz oyunu bile bu düzeni bozamadı demek yanlış olmaz. 2. yarıda daha kontrollü oynayan Fenerbahçe'ye karşı kırmızı-beyazlıların saman alevi gibi parladığını, Robinho'yla rakibi zaman zaman bunalttığının da altını çizelim. Kalan beş haftaya “Şampiyonluk mücadelesinde varım” diyen takımın inadına karşı ısrarla kurduğumuz cümleyi bir kez daha kuralım: Saracoğlu şampiyonluk şarkısını söyleyen taraftarla buluşmalı.