Reklamsız Sözcü

Ligimizin en önemli derbisini izlerken birbirlerinin hatalarını kollayan bir taktik anlayışı izleyeceğimi hiç düşünmemiştim. Her iki hoca da kendi stratejilerini uygulamak istemişti elbette… 18 yıllık mevzu iki hocanın yanı sıra oyuncuların da dengesini bozmuş. Her iki tarafın da yenilgiye tahammülü yok. Aykut Hoca'nın, Soldado ile başlaması, Fatih Terim'in ise evindeymişçesine bir 11'i sahaya sürmesi her iki hocanın da galibiyeti istediğinin ispatı gibiydi. Taktikler ve ilk 11'ler, futbol oynamak üzerineydi her iki takım adına da… Skoru belirleyecek olan oyuncular karşılaşmaya baskı altında başlayınca orta alanda yoğun pres yaparak, gereksiz fauller ile oyun kilitlendi. Maç golsüz eşitlikle bitse de son anlardaki pozisyon zenginliği kalpleri durduracak nitelikteydi. Derbi sonunda maçın sonucunu kaleciler belirledi desek yalan olmaz. Golcüler sustu, kaleciler konuştu. Hem Volkan hem Muslera biraz şanslarının biraz da tecrübelerinin sayesinde başarılı bir performans ortaya koydu.

Belki de uzun yıllar böylesine iyi niyetli oyuncu grubu da görmediğimi eklemeliyim. Gerginlik yok, hakeme itiraz ve baskı minimum. F.Bahçe evinde uzun yıllardır sürdürdüğü üstünlüğünün psikolojik avantajı ile sakin, sarı-kırmızılılar ise “Bu sene o sene” diyerek etkili olmaya çalıştı. Sarı-lacivertliler, zaman zaman baskı kursa da Terim'in takımını ofansif bir kadro ile sahaya çıkarması Aykut Hoca'nın kafasını karıştırdı.

Günler öncesinden hakem ile ilgili başlayan yaygaraya rağmen Bülent Yıldırım maçı iyi idare etti.

Son anlar ise heyecan dolu geçti. Top bir o kalede, bir bu kalede… Gomis vuruyor, Belhanda kaçırıyor, Giuliano karşı karşıya Muslera'yı geçemiyor. Heyecan 90 dakikaya sığmadı ama G.Saray bu sezon da Fenerbahçe'yi yenemedi. Anlayacağınız G.Saray'ın Kadıköy'de galibiyet hesabı seneye kaldı.