Reklamsız Sözcü

“Futbol basit bir oyundur, zor olan basit oynamaktır…”

Hollanda futbolunun unutulmaz ismi Johan Cruyff yıllar önce tek cümlede anlatmıştı her şeyi. Fenerbahçeli futbolcular haftalardır bu basit oyunu zora çevirmek için çok uğraştı. Bireysel hatalardan yenilen goller, iki farklı öne geçmelerine rağmen alınan beraberlikler. Bu da takımın dengesini bozdu, yavaş yavaş oluşan özgüveni de yerle bir etti. Osmanlıspor deplasmanına, hafta başından bu yana özellikle yaratılan ve suni olduğu ortaya çıkan “Aykut Kocaman kredisini bitirdi. Takım içinde futbolcular huzursuz” tartışmalarıyla giden sarı-lacivert formayı bu kez de sakatlıklar etkiledi.

Takımın yıldızı Valbuena'nın 10'uncu, sağ kanadın hareketli beki İsla'nın 36'ncı dakikada oyundan çıkması kritik maçı zorlaştırdı. Aslında maçı zorlaştıran sadece sakatlıklar değildi!

Valbuena yoksa olmuyor

Ozan'ın enfes pasıyla Giuliano'nun golüne rağmen maça hızlı başlayan Fenerbahçe'nin bu dakikadan sonra ürkek, Osmanlı'nın Umar'la Volkan Demirel'i zorladığını gördük. Garip olan önde presle başlayan, oyunu rakip takımın sahasına yıkan takımın neden golden sonra geriye yaslandığıydı? Sağ kanatta İsla-Dirar-Giuliano üçgenleri de İsla'nın çıkmasıyla kesildi. İkinci yarıda da tabloda bir değişiklik yoktu. Değişiklik, haftalardır Aykut Hoca'nın sahip çıktığı Ozan Tufan'ın dün de oyun kalitesini yükseltmesi, sahanın her yerinde takımını yönlendirmesiydi. Buna bir de Kameni'den formayı alan Volkan'ın güven vermesi, Alper'in biraz çabası eklendi.

Peki Fenerbahçe'deki sıkıntı ne? Valbuena olmazsa oyunu çeviren, atak yönünü değiştiren ve takımı ateşleyen isim yok. (Çünkü maçı o gün en az üç yaratıcı oyuncunun öne çıkmasıyla rahat kazanırsınız!) Taraftarın umutla beklediği ‘ısıran' futbol da olmayınca son düdüğe kadar ‘azap' sürüyor. Ligden düşme ihtimali yüksek olan bir takıma karşı son 20 dakikada bu kadar çaresiz kalırsanız, kalecinizle zamandan çalmak isterseniz umutlar her geçen gün biter. Yine bir son dakika golüyle şampiyonluk şansı her geçen gün azalır.

SON SÖZ: Aykut Kocaman'ın geçen hafta Hasan Ali'nin, bu hafta da Şener'in bireysel hatalarına yapacak bir şeyi yoktu. Ancak… Giuliano'yu neden kanatlara hapsettiğini, neden maç içinde taktiksel değişikliklere gitmediğini kimse anlayamıyor!