Reklamsız Sözcü

Galatasaray maçın ilk yarısında aradığı skoru da buldu fakat son bölümde yine bir yan top hatasıyla golü kalesinde gördü. Bu sezon Muslera 3 gol yedi 3'ü de yan toptan. Cimbom, buna önlem almazsa geçen yıl olduğu gibi bu sezon boyunca da böyle çok gol yer. Tudor'un bu soruna bir çözüm bulması şart.

Sarı-kırmızılı ekipte, orta saha ve hücum hattında görevlerini eksiksiz yapan bir görüntü var fakat bunu savunma için söylemek mümkün değil. Antalya'daki maçın çok sıcak ve nemli bir havada oynanması sahadaki futbolcuları en çok zorlayan şeydi. Futbolcular özellikle maçın son 20 dakikasında çok yoruldular. Saha zemini her ne kadar yeşil gözükse de kötüydü. Belli bölgelerdeki çukurlar dikkat çekti. Allah'tan ciddi bir sakatlık olmadan maç bitti. Adı ‘Süper' ligimize böyle zeminler yakışmıyor.

Galatasaray ilk üç maçın aksine hiç olmadığı kadar kontrollü bir oyun tercih etti. Taraftarlarının beklediği tempolu futboldan eser yoktu. Maçın ilk yarısında Antalyaspor rakibe çok alan bırakmadan oynadı, ikinci yarıda da Galatasaray aynısını yaptı fakat her iki takım da kalelerinde birer gol gördü.

Sarı-kırmızılıların ilk yarıdaki tek organize atağı gol oldu. Belhanda-Rodrigues ve Gomis işbirliği ile gelen gol maçın belki de tek organize atağıydı. Gomis de gol krallığına doğru ilerliyor. Orta sahada Belhanda ve oyuna girdikten sonra Selçuk iyi paslar yaptılar ancak ikinci yarıda Galatasaray'ın fazlasıyla geriye yaslanmış olması pozisyon üretmesine de engel oldu.

Sezona iyi başlayan Galatasaray açısından galibiyet yoktu ama bu şartlarda bir puan da kötü sayılmaz. Antalya her zaman büyük takımlar için zor bir deplasman olmuştur.

Karşılaşmanın Hakemi Halis Özkahya 70. dakikaya kadar mükemmel maç yönetti. Fakat o dakikada Linnes'e gösterdiği kartın rengi kırmızı olmalıydı. Çünkü Linnes rakibin bilek üzerine yaptığı hareketle kırmızıyı hak etmişti.