Reklamsız Sözcü

Aykut Kocaman haftalardır defansif futbol oynattığı sarı lacivert formayı üçlü orta saha kurgusu ve forvet Soldado'nun arkasına Giuliano'yu ekleyerek çıkardı Başakşehir karşısına. Ancak kimse ilk dakikalarda gelecek golü beklemiyordu. Şoke eden golün ardından yine de istekli, koşan ve sahada ne yaptığını bilen bir takım görüntüsü çizdi Fenerbahçe. Tek ön libero Souza, önde Ozan, solda Valbeuna, sağda Dirar'la taraftarın coşkusu maç sonuna kadar sürdü. Hatta yenilen ikinci gol bile temponun düşmesine neden olmadı dersek Fenerbahçe'deki değişimi anlatmış oluruz. Geldiği günden bu yana tartışılan Dirar'ın müthiş golüyle çubukluya gönül verenler, takımı soyunma odasına alkışlarla gönderdi ve şu mesajı verdi: “Formasını terleten, savaşan, Fenerbahçe'nin hakkını veren futbolcuyu her zaman bağrımıza basarız.”

İkinci yarı Isla'nın ve Giuliano'nın aksadığını gören Aykut Hoca yeni santrfor Janssen ve bu sezonun yükselen ismi Aatif'la devam etti oyuna, doğru yaptı. Ozan'ın ve Souza'nın orta sahayı diri tutması Valbuena'nın hırsı sezon adına herkesi umutlandırdı. Kırılma anı 77'de yaşandı. Hakem Aydınus yan hakeminin ofsayt bayrağına rağmen 1 dakika gecikmeli de olsa Skrtel'in golünü verdi. Skrtel'in vurduğu topun yönünü Clichy değiştirmişti ancak Janssen aktif alandaydı ve kalecinin görüş alanın etkiliyordu. Futbol kamuoyu maç berabere bitse bu pozisyonu epeyce tartışırdı. F.Bahçe'nin ilk defa bu kadar istekli ve diri olduğu maçta kazanılan, taraftardı. Son dakikada Kerim'in golüne ve kaybedilen üç puanın anlamının hiç olmadığı bir maça dönüşen Başakşehir maçıyla “Hoşgeldin F.Bahçe” diyoruz. Başakşehir ne mi yaptı? Makine düzeninde oyununu kurmaya çalıştı, 3 gol buldu ve kazandı. Babacan'ın ilk dakikalardan itibaren oyunu soğutmaya çalışması manidardı.

Son söz: Zaman zaman sahaya hakim olan taraftarının desteği tüm sezona yayılmalıdır ve kamera görüntüleriyle Volkan Babacan'a su atan şahıs hemen bulunmalı. Bir kişi üzerinden tribün kapatma cezası verilmemeli.