Reklamsız Sözcü

Tarih: 15 Eylül 2005… Gerets yönetimindeki Galatasaray, UEFA 2. ön eleme kurasında Norveç ekibi Trömsö ile eşleşince yönetim, futbolcular ve teknik ekip turu garanti gibi görmüştü. Ancak maç sırasında başlayan kar yağışı hem sahayı hem de planları bozunca, tarihe kötü bir anı olarak geçmişti. Rakip takımda oynayan asıl işleri futbolculuk değil şoför, kasap, terzi hatta balıkçı olanları bir kenara bırakın bir de UEFA resmi sitesinden Trömsö için, “Köy takımı” benzetmesi yapılması ortalığı karıştırmıştı. Taraftarlar, 100. yılda kaçan şampiyonluğa mı, yöneticiler tarafından vaat edilip yapılmayan transferlere mi, Ribery'nin kaçmasına mı isyan etsin…

Ve 13 Temmuz 2017 Tudorlu Galatasaray……

Mazisini arayan ‘Avrupa Fatihi' lakaplı Galatasaray, UEFA'da gruplara kalabilmek için iki tur geçmek zorunda ve küçümsediğimiz İskandinav takımı olan Östersunds karşısında iki yeni transferi ile sahada. Sarı-kırmızılılar 25 gündür yeni sezona hazırlanıyor ama rakip takımın baskısı karşısında savunma yapan ve rakip kaleye ciddi anlamda sadece bir kere gidebilen bir Galatasaray vardı. Tudor, acemice davranarak Sneijder gibi dünyaca tanınan bir yıldızı kadro dışı bırakır, Belhanda'nın sakatlığını hesaplayamazsa ne oyun ne de rakibe üstünlük kurabilirsin.

Tudor'un Galatasaray'ına hem zaman hem de takviye lazım. Sağ-sol bek ve orta saha. Yönetim transfer yapmalı ama Tudor'un takımdaşlık ruhunu da aşılaması gerekiyor. Kanatlar işlemiyor, hatlar arasında kopukluk göze çarpıyor. Eski Asbaşkan Turgay Kıran'ın Trömsö faciası sonrası, “Elenirsek Türkiye'yi terk ederiz” demeci dün gibi aklımızdayken yeni bir faciayla karşı karşıya kalınmasa bari.

Son güncelleme: 08:55 | 14.07.2017