Reklamsız Sözcü

Aykut Kocaman, Fenerbahçe'deki ilk yılında takımını şampiyonluğa ulaştırdı. Kocaman yönetimindeki ekip, 2010-2011 sezonunda kendisiyle aynı puana sahip Trabzonspor'un ikili averajla önünde yer alarak şampiyonluğu elde etti. Sarı-lacivertli takım, 2012-2013 sezonunda Kocaman yönetiminde UEFA Avrupa Ligi'nde yarı finale yükseldi. Futbol takımının, Avrupa kupalarındaki en önemli derecelerinden birine imza atan Kocaman, yarı finalde Benfica'ya elenerek finalin kapısından döndü.

Fenerbahçe’nin yeni hocası olmasına kesin gözle bakılan Aykut Kocaman'ın geçen hafta bir televizyon kanalına verdiği röportajda dikkat çekici iki saptama vardı. Kocaman, “Bana ‘Savunma futbolu oynatıyorsun' da diyorlar… Ben de diyorum ki 108 maç F.Bahçe'nin başında çıkmışım. Bu dönemde 4 büyük takım arasında en fazla gol atan F.Bahçe olmuş, eğer buysa kriter. En fazla puan toplayan takım da F.Bahçe olmuş. Ve Türkiye'de en fazla yargılanan insan da benim” dedi.

Modern futbolda iki temel unsur var. Birincisi sistem, ikinci de o sisteme uygun oyuncu seçimleri. Kocaman da Fenerbahçe'nin aradığı heyecanı taşıyacak bir isim, bu kesin. O röportajda bir tespiti daha vardı Kocaman'ın:

“Hem topa sahip olacaksın, aynı zamanda rakipten topu çok çabuk alacaksın. Rakipten topu kaptıktan sonra set hücumu yerine önce direkt hücumu deneyip olmazsa set hücumuna dönen bir futbol sistemi. Dünya buna gidiyor ve bunu en iyi yapanlar ön almaya başladı. Buna dönmek şart.”

4-3-3’E UYGUN OYUNCULAR SEÇECEK

Aykut Kocaman'a yönelik en sert eleştiri ‘savunma yapıyor.' Bu doğru değil! Neden mi? Tecrübeli isim, F.Bahçe'nin başındayken sanki 4-4-2 gibi oynayan genel anlamda oyuna bakıldığında 4-3-3'ü uyguladı. Sağda ve soldaki ikili o zaman ‘Kuyt' ve ‘Krasic' gibi isimlerdi. Sürekli geriye gelerek orta alanda bir kalabalık oluşturdu, defansif anlamda da katkı sağladı. Orta alanda da Selçuk-M.Topuz-M.Topal vardı. Bu üçlüden ikisi savunma pozisyonuna geçildiğinde hemen ön libero bölgesinde dolaşıyordu. Kocaman'ın dediği gibi ‘Hem topa sahip olacaksın, aynı zamanda rakipten topu çok çabuk alacaksın. Rakipten topu kaptıktan sonra set hücumu yerine önce direkt hücumu deneyip, olmazsa set hücumuna dönen bir futbol sistemi'ydi… Kadroyu buna göre oluşturacak.

Yönetim, yapılan görüşmelerde sık sık “Takım yenilse bile keyif versin, taraftar yerinde duramasın” dedi. Kocaman'ın da ‘Taraftarla barışmak' sözünün altında bu yatıyor! SÖZÜ Kocaman'la bitirelim: “Taraftarsız bir F.Bahçe atlar, zıplar ancak bu kadar olur! Takım aidiyetini kaybetmiş, bireyselleşmiş, kopuk bir oyuncu grubu görüyorlar. En önemli şey taraftarla takım arasındaki köprüyü kurmak.”