Reklamsız Sözcü
3 Haziran 2017

TAKIM sanki o gelene dek beş kez üst üste şampiyon olmuş, iki kez de Avrupa'da final oynamış gibi… Konyaspor yöneticileri, kaybedilen maç sonrası Aykut Kocaman için şafak bildirisi yayımladı: “Hocanın bazı tedbirleri alma gereksinimi doğmuştur ve en kısa sürede bu tedbirleri alacağına inanıyoruz…” Yanıt aynı üslupla onlardan geldi. Hocalarının yanında durdular.

Kentteki TSYD Şube Başkanı, Kocaman için “Bazı kesimler tarafından ‘sosyal demokrat, inançsız, ateist, şudur budur' gibi yakıştırmalar yapılsa da böyle konularda son derece hassas olan Konyalılar, belki bunu görmezden geliyorlardır, belki de bilgileri yoktur” diye yazdı. Şehirden, kulüpten yine ses çıkmadı. Bir tek onlar ağzının payını verdi densizin.

Derken, hocaya bu kez referandum kampanyasında zorla siyasi mesaj verdirmeye çalıştılar. O direndi. Çıktı manifesto gibi “Oyuncular, ben de dahil olmak üzere siyasetin içinde olmamalıyız. Çünkü bizi destekleyen kitlenin içerisinde herkes var. Hiç kimsenin adamı değiliz, biz sadece mesleğimizin ve bugün Konyaspor'un adamıyız, oyuncular da öyle olmalı” dedi. Kentte homurtular yükseldi, yine onlar durdu bir tek hocalarının arkasında…

Deplasman deplasman gezip sesleri kısılana, nefesleri tükenene kadar çalıştılar. Koreografileri spor tarihine geçti, hocalarına verdikleri destek belgesel oldu. Geçen hafta Türkiye Kupası'nı kaldırdı Konyaspor. Kimse dillendirmedi pek ama başarıda en önemli pay onlarındı.

Şimdi herkes soruyor “Aykut, Fener'e mi gidecek yoksa Konyaspor'da mı kalacak” diye. Başkanlar, oyuncular falan hikâye. Bunu çözecek tek merci var:

O da Nalçacılılar…