Reklamsız Sözcü

Milli takımımız oyuna hızlı ve istekli başladı. İkinci ve üçüncü bölgede presle rakibini oynatmayarak mücadeleyi üst seviyeye çıkardı. Ay-Yıldızlılar, bu hırs ve arzusunun karşılığını 9. ve 13. dakikalarda Cenk'in kaydettiği gollerle aldı. Arka arkaya gelen 2 golle rahatlayan millilerimiz, zamanla oyunu yavaşlatarak oynamaya başlayınca Finlandiya'nın direğimizde patlayan güzel şutunu gördük. İlk yarıda oyun kontrolümüzdeydi.

Sahada olması gereken, gençleştirme gibi komplekslerden arınmış milli takımımız vardı. Arda'lı, Selçuk'lu, Gökhan'lı, Yunus'lu, Olcay'lı Ay-Yıldızlı oyuncularımız Cenk'le de birlikte resmen Finler ile cenk ettik. Dönen topları alma, rakibinden top kapma, savunmaya yardım ve üçüncü bölgede etkili olmaya çalışmaları ile Yunus ve Volkan Şen'in oyuna katkıları çoktu. Ömer Toprak da sanırım en iyi milli maçını oynadı. İsmal'le iyi bir sol bek kazandı millilerimiz. Aslında takımızda iyi oynamaya çalışmayan oyuncumuz yoktu.

Futbolumuz, oyuncularımız farklı ama 30 yıl önce de Finlandiya'yı ülkeleri soğuk, sıcakta oynayamazlar diye hep Antalya'ya getirmişizdir. Hocamız Terim de o yıllarda kaldığı için hala Finleri Antalya'ya getiriyoruz. Sanırım bu ısrarımızda ilk defa fayda sağladık. İkinci yarı ileri çıkarak oynayan Finlandiya'yı millilerimiz dengeli oyunu ile açık vermeden, kondisyonunu ekonomik kullanarak akıllıca bertaraf etti. Kısaca Ay- Yıldızlılarımız akıl dolu futbol oynadı ve hak ettiği bir galibiyet kazandı.

Sahaya çıkardığı 11, yaptığı değişiklikler, oynatmaya çalıştığı ekonomik, akıllı futbol ve kenardaki sakin hareketleri ile formda, takımından ve kendinden emin, ekibini iyi yöneten bir Fatih Terim vardı. Düşünmeden edemiyorum, acaba Sayın Cumhurbaşkanımız tribünde diye mi Fatih hocamız kenarda böylesi sakindi! Sonuç olarak seçicilerimiz zaaflarına yenilmezler, krizleri iyi yönetebilirlerse millilerimiz finallere gidebileceklerini gösterdiler bu maçta.