Reklamsız Sözcü

İlk maçtan sonra Beşiktaş ile Olympiakos arasında kalite farkı olduğunu, temsilcimizin İstanbul'da zorlanmadan turu geçeceğine dair öngörümü paylaşmıştım. Yunan ekibi kendi sahasındaki maçta dahi Beşiktaş'ın üstüne gitmeye cesaret edememiş, kontrollü bir oyun oynayarak hızlı çıkışlarla sonuca gitmeyi denemişti. Bu sefer gol bulmak zorunda olduklarından daha çok açık vereceklerini öngörüyordum.

Nitekim maç tam da beklediğim gibi başladı. Babel, Quaresma ve Talisca geniş alanda etkili oldu. Önce Talisca'dan harika bir pas ve Aboubakar'ın usta işi golü, ardından Babel'in şık vuruşu ile daha 22. dakikada skor 2-0 olmuştu. Oyun siyahbeyazlı ekibi tedirgin etmeyecek bir tempoda devam ederken Olympiakos farkı 1'e indirdi. Bunu da normal karşılayalım ama müthiş bir form yakalamış olan Aboubakar'ın 39. dakikada gereksiz yere kırmızı kart görmesine ne demek lazım bilemiyorum. Hiçbir gerginlik yokken, her şey yolundayken yaptığı anlamsız hareket boş yere Olympiakos'u oyuna ortak etti.

Kırmızı karttan sonra Şenol Güneş hemen bir değişikliğe gitmedi. 2. yarının başında Olympiakos topa sahip olma yüzdesini arttırınca 60'ta Necip oyuna girdi. Bu hamle Yunan ekibinin kaleden daha uzaklaşmasını sağladı. Temsilcimiz yeniden rakip alanda gözükmeye başlayınca pozisyonlar da geldi ve nihayet Babel herkese derin bir soluk aldıran golü attı. Fişi çeken ise Cenk Tosun oldu.

Biraz stres oldu kuşkusuz fakat Beşiktaş her iki maçta da rakibinden üstün oyunuyla turu geçmeyi sonuna kadar hak etti. Artık ilk hedef çeyrek final ama sonrası için de temsilcimizin yolu açık.