Reklamsız Sözcü

Fenerbahçe, oyunun başında uyurgezer, afyon yutmuş gibiydi sahada. Ancak ikinci Alanya golünden sonra açıldı, kendine geldi yavaş yavaş sarı-lacivertliler. Bu takımda iyi ki Lens var. Fener yedikçe golleri Lens'in arkadaşlarını motive etmesi, atak yapmaya iteklemesi, savunmaya yardımları olağanüstüydü. Hollandalı futbolcu ile kendine gelen Fenerbahçe, rakibine basmaya başlayıp, nefes alacak boş alan bırakmayınca hemen ikinci golü bulup arayı kapattı. Fenerbahçe'de Lens'ten başka önemli oyuncu Kjaer'in yokluğunda savunma zaaf içinde oluyor. Boşlukları tıkayan da kademe yapan da toparlayan da yok. Savunmayı önde de kuramıyor Danimarkalı stoperin yokluğunda Fenerbahçe. Böyle golleri amatör takımlar bile yemez. Evlere şenlik savunma vardı Fener takımında.

Şener uzun süredir formsuz. Kaldıramıyor topları, gidiyor ileri ama gelemiyor geriye. İsmail desen, vasatın altında oynuyor. Neustadter ne zaman oynasa, Fenerbahçe ağları gollerle doluyor. Alper ve Mehmet Topal'ın iyi oynamaya çalışmaları yetersizdi. ‘Süslü' Ozan hâlâ zayıf ve güçsüz. Savunma yapmayı unutan, saklanan Aatif'in golü, hazırlanışı itibariyle güzeldi, görülmeliydi.

İkinci yarı futbol oynamaya çalışan Fenerbahçe vardı sahada. Çizgileri kullanan, dikine ara paslarla oynamaya özen gösteren sarılacivertliler, oyuna ağırlığını da koymaya başladı. Oynatmadı rakibini. Alanyaspor'da ilk yarının kahramanları çabuk oyundan düştü. Fernandes, Love ve Emre Akbaba'nın etkisi azaldı.

Advocaat, Fener'i kafasında bitirmiş, yediği 2 golden sonra hezimet beklemeye başlamıştı ama Lens buna izin vermedi. Aslında, takımı ateşlemeyi, yönetmeyi, motive ermeyi, hırslandırma işini ‘Ekselans' Advocaat yapmalıydı Lens'in yerine. Bu hocayı sayın başkan derhal göndermeli. Her ne olursa olsun oyuncularına inanmayan hocanın Fenerbahçe'de işi olmaz, olamamalı.

Son güncelleme: 09:01 | 11.03.2017