Reklamsız Sözcü

Eldeki malzemeye göre doğru sistemde oynamak elbette önemli. Tudor'u elbette önemsiyor ve destekliyorum. Adam yoğun bir çaba ve arayış içinde. Florya'daki bozuk düzeni değiştirmeye çabalıyor. Takım, ikincilik hedefi içinde ve böylesi bir durumda risk alıyor. Sonuçta görev yaptığı kulüp, 2.5 yılda 5 teknik adamı paçavraya çevirip gönderdi. Tudor elbet geçmişte ve şimdi olanların farkında, buna karşın cesaretli hamleler yapıyor.

Galatasaray'ı eleştiren öncelikle Tudor'u hedef alırsa komik duruma düşer. Çünkü elde tartışılmaz kalitesiz bir kadro var. Hangi sistemi denersen dene, bu güçsüz ve kalitesiz yapı, teknik adamı zora sokar.

Galatasaray ilk yarıda 3 kez Antalya ceza alanı civarına geldi 2 gol buldu. Hem de Çalımbay'ın savunmacı takımına karşı. 2-0'lık skoru bulan büyük takımın maçı rahat rahat götürmesini beklersiniz ama Galatasaray'la bu mümkün değil. Hakem Ali Palabıyık'ın faulü vermemesine rağmen Chedjou'nun yenilen goldeki hatası affedilmez. Böylesi aptallığa Tudor ne yapabilir? Ya da Antalya'nın golü öncesi girilen pozisyonda Bruma'nın veremediği pas.

HARAMZADELER!

Tudor'a tavır alan 2 kaçak Hollandalı'nın olmadığı maçta Galatasaray'ın kazanması çok önemliydi. Ancak senede 65 milyon Euro kazanan haramzade futbolcu grubu bu parayı hak etmediklerini bir kez daha Antalya'da da kanıtlamış oldu.

G.Saray'daki stoper çöplüğüne Ahmet Çalık'ın katılmasıyla bir halka daha eklendiğini de görmüş olduk. Tudor'a bir tavsiye: Eğer 3-5-2 oynayacaksan, Carole'ü değil Linnes'i düşünmelisin.

Bruma'nın atılması sonrasında 10 kişi iken, uzatmanın son anında maçı kazanmak sadece şansla açıklanabilir. Antalyaspor önde olsa Ali Palabıyık maçı 6 dakika uzatır mıydı? Bu soru da kafamı kurcalamadı değil.

Antalya'da gördük ki, Bruma ve Muslera dışında bu takımı silbaştan kurmak gerek. Buna imkân var mı? Elbette yok. Mümkün olduğunca toparlanmak ve uçuk ücretleri geriye çekmek için artık aklın yönetime hâkim olma zamanı geldi.