Reklamsız Sözcü

Futbolun içinde bir yanlışın onlarca doğruyu götürdüğü ilginç bir matematik var. Genelde kaleciler yaşar bunu. Ve en iyi de onlar bilir. Onlarca zor topu çıkarıp, en basit pozisyonda gafil avlandıysanız bütün artılar unutulur, bir tek o eksi konuşulur çünkü. Dün Vodafone Arena'da yaşananlar da buna benzerdi. Beşiktaş adına sahanın en kötü ismi Gökhan Gönül'dü. Hatalı pasları çoktu. Ne zaman top kaptırsa kalesinde tehlike gördü Beşiktaş. Formsuzdu ve bir de üstüne sınırdayken cezalı duruma düştü. Bütün bu eksileri artıya dönüştüren ise tek bir hamlesiydi: 41'de attığı gol. Tüm yanlışlar tek bir doğru ile buharlaşıp uçtu adeta.

SOL BEKTEN ASIST SAĞ BEKTEN GOL

Golü bulana kadar zorlanan, son paslarda tıkanan Beşiktaş karşısında Çaykur Rizespor, kendisinden beklenen bir dirençle sahadaydı. Özellikle büyük takımlar karşısında bu direnci gösteren, golü de yakaladığı boşluklarda kontradan bulmaya çalışan bir takım Rize. Malum sıklet farkının onlar da bilincindeler. Rakibinin oyunun bütünündeki bütün eksikliğine rağmen, seyir zevki veren bir oyun sergilemedi Beşiktaş. Ama hâkimiyeti de elden bırakmadı. Cenk'in bir türlü topla buluşamadığı ilk yarıda “Nasıl gol atacak bu takım?” derken Quaresma'nın topuk pası ile golün hikâyesini yazan savunma hattı oldu. Asisti sol bek verdi, gole imzasını sağ bek attı. Güzel bir işbirliğiydi açıkçası.

Maç boyunca sahada silik kalan Rizespor, ilk kez 88'de çizgi halinde Beşiktaş savunmasını yakalayabildi. Ama bunun ötesine de geçemedi. Ligin sırtı dönük oynayan, beklenmedik anlarda sahaya çıkan başarılı isimlerinden biri Kweuke. Ama tek başına ne yapabilirdi ki?