Reklamsız Sözcü

Beşiktaş'ın puan farkını Galatasaray'la 10'a, Fenerbahçe'yle 12'ye çıkartması camiada daha şimdiden şampiyonluk şarkılarının söylenmesine sebep oldu. Bütün futbol kamuoyu da şimdiden siyah-beyazlıların zaferini ilan etti. Pek haksız sayılmazlar aslında. Doğal rakip olan büyük camiaların devre dışı kalması önemli bir avantaj. Kaldı ki şu an puan puana olsalar bile ben Beşiktaş'ı yine bu üçlü arasında en büyük favori olarak görecektim. Ancak Başakşehir'in bu kadar görmezden gelinmesi doğru bir düşünce değil. Evet, büyük bir camia değiller, son dönemde düşüşe geçtiler ama futbol sürprizlere her zaman açık bir oyun.

Asıl dikkat çekmek istediğim husus şu:

Daha ligin bitimine 12 hafta var. Fenerbahçe ve Galatasaray'ın ümitlerini kaybetmesi daha çok kendi yönetimsel hataları ve kadro yetersizliklerinden kaynaklanıyor. Bu, Beşiktaş kötü demek değil. Tam tersine kendiyle yarışmak zorunda kalıyor. Çünkü bizler de ancak Beşiktaş'ı geçen sezonki performansıyla karşılaştırıyoruz. Rakipsizlik zordur, bir yerde takımı yıpratır. İşte bu yüzden de Başakşehir'in hâlâ yarışta olduğu gerçeği mutlaka dikkate alınmalı.

KONSANTRASYON ŞART

Şenol Güneş özelinde böyle bir sorun söz konusu olmaz. Tecrübeli teknik adam 3-0 önde olunan bir maçta bile futbolcularının hatalarına sinirlenir, skor ne olursa olsun öncelikle doğru oyuna önem verir. Kadrosunun rehavete kapılmaması için de çaba gösterdiğini tahmin ediyorum. Gerek yönetim gerekse camia erken şampiyonluk kutlamaları içine girmezse oyuncular da zaten gerekli mesajı alacaktır. UEFA Avrupa Ligi'nde artık eşleşmeler 2 maç üzerinden. Yüksek konsantrasyona ihtiyaç büyük olacak.