Reklamsız Sözcü

Fenerbahçe takımı oyuna hırslı ve oldukça istekli başladı. Ozan Tufan bu galibiyetin mimarlarından biriydi. İleri geri çalıştı, top kaptı, pres yaptı. Ozan'ın çabasına Alper de destek verince sarı-lacivertliler hem hücumda hem savunmada ekstra güçle oynadı. Salih maça başladığında kendine güvenini kaybetmiş ve silik bir görüntüdeydi.

Oynadıkça açıldı ve kendine geldi. O da arkadaşlarına uyum sağlayınca orta saha oyuncularından güzel bir futbol izledik. Salih'in asist yapması da kendisi için çok önemliydi.

Ozan'ın golü zamanlama açısından son derece yerindeydi. Fenerbahçe'ye gol çok iyi geldi. Ayrıca tansiyon düşüp, sakatlanmaların da önüne geçildi. Ardından karşılaşma genel olarak orta sahada oynandı ve çoğunlukla kıran kırana ikili mücadelelerin yaşandığı bir maça da sahne oldu. Başakşehir takımı savunma güvenliğini orta blokla sağlamlaştırıp Fener kalesine kontrataklarla çıksa da etkili olamadı.

Başakşehir'in amacı beraberlikti. Ama karşısında kazanmak isteyen Fenerbahçe'yi sadece durdurmaya çalışmakla yetindi. Cengiz Ünder, Başakşehir'de yıldız olduğunu ortaya koydu. 300. maçını oynayan Emre sanırım ilk kez bu kadar sakindi. Tecrübeli oyuncu yapılan faullere rağmen, düştü, kalktı ve futbolunu oynadı. Keşke hep böyle oynasaydı da bizler de sahalarda Emre kalitesindeki oyuncuyu zevkle seyredebilseydik. Demek ki yapabiliyormuş geçen zamanlara yazık oldu. Bu anlamda Emre futbolseverlere borçlu!

İkinci devre de Fenerbahçe'nin oyunda sıkça ataklarını gördük. Cengiz'in güzel şutunu Volkan aynı güzellikte çıkardı. Fenerbahçe atağında Başakşehir'li oyuncunun elle oynamasında penaltıyı vermeyen hakem Bülent Yıldırım Fernandao'nun pozisyonunda beyaz noktayı gösterdi. Ama penaltı kaçınca Fenerbahçe maçı koparma şansını tepti.