Reklamsız Sözcü

Türk futboluna damga vuran başkan: İlhan Cavcav

Gençlerbirliği başkanı İlhan Cavcav, 81 yaşında hayatını kaybetti. Türk futbolunun efsane ismi, özellikle Afrika'dan transfer ettiği ucuz maliyetli futbolcuları yüksek bonservis rakamları ile büyük takımlara satmasıyla tanınıyordu.
12:2322 Ocak 2017
0
Türk futboluna damga vuran başkan: İlhan Cavcav

Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, beyin kanaması rahatsızlığı sonrasında kaldırıldığı hastanede ameliyat olduktan bir gün sonra hayata gözlerini yumdu. Yaklaşık 40 yıldır Gençlerbirliği Kulübü Başkanı olarak görev yapan 81 yaşındaki İlhan Cavcav, Ankara temsilcinin Türkiye’de borçsuz tek kulüp olmasını sağlamıştı. İlhan Cavcav, özellikle Afrika’dan transfer ettiği ucuz maliyetli futbolcuları takıma kazandırması ile tanınıyordu. Tecrübeli futbol adamı, parlattığı bu futbolcuları yüksek bonservis bedelleri ile satarak, Gençlerbirliği’nin kasasını doldurmuştu.

22 Ocak 2017 Son dakika: İlhan Cavcav hayatını kaybetti Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, 81 yaşında hayata gözlerini yumdu. İlgili Haberi Oku

Yerli statüsündeki futbolcular için tartışmalar sürerken yabancı futbolcu alım-satım işinde pergelin ucu Arjantin'den İzlanda'ya kadar açılmıştı. Fakat bu ülkelerin hiçbiri Cavcav'ın gönlünde Afrika kadar yer etmedi. Gençlerbirliği ve İlhan Cavcav, 1993 yılında Güney Afrika'dan transfer edilen Kona, Moshoeu ve Khuse üçlüsüyle büyük sükse yapmıştı. Fenerbahçe'nin Kona ve Moshoeu ile Rıdvan Dilmen ve Tanju Çolak'ı takas teklifini “Biz yetişmiş büyüğü almak değil, yetişip büyük olacaklara kapı açmak iddiasındayız. Bizim işimiz gençlerle, isimsizlerle…” diyerek geri çevirmiş, ardından “Kona ve Moshoeu, 100 milyar dolar veren herkes için satılıktır” açıklamasını yapmıştı. Günün sonunda Cavcav bu futbolculardan beklediği parayı kazanamadı. Aksi gibi bir de Türkiye'deki kulüplere istemeye istemeye yol göstermişti.

Bir bakkal açılır, onun iyi iş yaptığını gören hemen yanına bir başka bakkal açar, her ikisi de rekabet edip batar!” Cavcav, Afrika'daki kaynağının kurumasını şöyle anlatımıştı:

“Afrika'dan 100 bin dolara aldığımız adamlar için 1 milyon dolar teklif eden takımlar ortaya çıkınca, bizim verdiğimiz parayı beğenmez oldular ve o kapı kapanıverdi. İnan o paraya Güney Afrika'da bir takımı, hem de tüm oyuncularıyla alırsın!”

GEREMI’Yİ REAL MADRID’E SATMIŞTI

Başkan her ne kadar “Kapandı” dese de Zaire, Nijerya, Zimbabve gibi ülkeleri gezerek Afrika'dan futbolcu getirmeye devam etti. Her transfer döneminin başında tek amaçlarının, talibi olan futbolcuları satıp yarı fiyatına yenilerini almak olduğunu söyledi. Tabii ki hiçbiri yine bir transfer döneminde hızını alamayıp söylediği “Kulübün menfaatleri için istesinler, kendimi bile satarım” cümlesi kadar etkili değildi. Hatta değerini de 20 milyon dolar olarak biçmişti! 1990'ların ortalarında Gençlerbirliği'nin çarkı, adı duyulmamış kulüplerden meçhul adamlar getirilip kısa sürelerde yıldıza dönüştürülerek, her yıl birkaç yıldızdan çuvalla döviz kazanılarak dönmeye devam etti. Buna rağmen takım budanmış yediveren gibi açıyordu.

Transfer konusundaki başarısının sırrı, baba mesleğinden kalmaydı. “Benim işim un. Futbolcuyu buğday seçer gibi seçerim. Mahalle maçlarını bile izlerim. 17 çocuklu bir ailenin çocuğu olarak kıt kaynakları değerlendirmeyi bilirim.” 80 yaşındaki başkanın söylediklerini doğrulayacak onlarca yaşanmışlığı var ancak kıt kaynakları kullanma konusunda Geremi transferinden daha iyi bir örnek gösterilemez! Kamerunlu orta saha oyuncusu, Paraguay'ın Cerro Porteno kulübünden 150 bin dolara alınmış, Gençlerbirliği'nde oynadığı iki yıl boyunca taliplerini sıraya dizmişti. En iyi müşterileri teklif vermek için birbiriyle yarışırken Cavcav, Madrid'de bir görüşmedeydi:

“Oraya giderken ‘5 milyon dolar isterim' demiştim. ‘Gel görüşelim' dediler, gittim. Beni bir restorana götürdüler. Yemek gelecek diye beklerken masaya tekerlekli bir dana geldi! Şaşırdım ama bozuntuya vermedim. Yemeğe başlayınca ‘2 milyon dolar' dediler.”

Son güncelleme: 12:41 | 22.01.2017