Reklamsız Sözcü

Yazdık, yazıyoruz. Galatasaray misyonu, vizyonu, kalitesi. Elazığspor karşısında Galatasaray'ın kazanıp kazanmamasından daha çok ilgimi çeken konu, futbolcuların bireysel performanslarıydı. Çünkü Galatasaray, kadro kalitesi sürekli olarak düşüş içinde ve bildiğiniz Anadolu takımı düzeyine inmiş durumda. Futbolcuları tek tek özel olarak izledim, notlar aldım. Acaba kaç futbolcu alışılagelmiş Galatasaray kalitesinde diye ama sonuç biraz can sıkıcı.

Defansın göbeğinde Ahmet Çalık ve Carole ikilisini mercek altına aldım. Carole'ün mevkii değil, Ahmet'in kumaşı iyi. Ancak ortada kulübe için ideal iki futbolcu vardı. Galatasaray yönetimi bu bölgeye alternatif olarak ise yine vizyonu kapasitesinde bir tercih yaparak Kasımpaşa'dan Titi'yi gündeme almış. Galatasaray bu vizyonla ligin orta sıralarını hedefleyen takım olacaktır. Orta sahaya bakıyorum; Burak bir güzellik yapsa da Selçuk'u yanına alsa diyorum. Çünkü ne yazık ki kaptan artık kafaca bitik. Forvete baktığımız zaman Eren, iyi futbolcu ama büyük takımda iyi olmanın yanında istikrarlı performans gerekiyor. O da bu kardeşimizde eksik, gerek oyun içinde gerekse genel durumda. Galatasaray'ın acil olarak stoper ve golcüye ihtiyacı var. Bu iki transfer Kasımpaşa düzeyinde olursa da saha içi değil kulübe zenginleşmiş olacaktır. Elazığ karşısında 4-1 beklenen bir skor oldu. Podolski de dün akşam bahsettiğimiz kalite için doğru bir örnek oldu. Futbol akılları şunu anlamalı: Galatasaray sıradanlaşamaz. Ucuz olsun diye sıradanlığı strateji olarak belirleyemezsiniz.