Reklamsız Sözcü

Sezonun ilk yarısında Galatasaray'ın deplasman maçlarında en etkili ismi Bruma idi. Bruma olmaz ise kaleye bile gitmekte zorlanıyordu Galatasaray. Aykut Kocaman ekibi takım savunma yönünden ligin ortalama üstü bir topluluk. Hal böyle olunca Galatasaray'ın ilk 45 dakikada doldur boşalt türünden ortaya Josue'nin heyecan vermez kafa vuruşu dışında değil pozisyon kaleye şutu yok. Galatasaray'ın yetersiz olan kadrosu eksikler de olunca hepten çekilmez bir hal alıyor.

Riske giren ekipte savunma arasına dalan adam ve eksilten tek bir adam yok. Klasik Riekerink sistemi ile yana geriye, Muslera'ya bir tekrar daha izledik çoğunlukta. Topla oynar gibi gözüken ama etkisiz bir takım. Eren rakip ceza alanında yalnızları oynarken kanattan bindirme yapmaları beklenen Linnes, Sabri ve Carole etkisizliği rakip savunmaya sezonun en rahat maçını oynatıyor. Üstelik Carole'ün pozisyon almadığı birçok atakta Skubic solu resmen çökertti. Konya forvetleri becerikli olsa ilk yarı 3-0 olurdu.

OLUMLU GELİŞME YOK

Yeni transfer Rodrigues 21 gündür antrenman yapmadığını söylemişti. Maçta oynaması imkânsızdı yani. Riekerink bu ülkede yalan rüzgârına kapılmış durumda. Günü kurtarmak adına sakatlanma pahasına Rodrigues'i 46'da sahaya sürdü. Bu risk öyle bir sonuç verdi ki, akıl almaz. Sneijder'ın kilit pasında Rodrigues soldan inip Sabri'yi kahraman yapan ilk asistini yaptı. Gol sonrası Konya girdiği şoktan uzun süre çıkamadı. Ali Çamdalı itirazın dozu yüzünden ikinci sarıdan atıldı. Görüntüye göre çok ağır karardı. Galatasaray'da olumlu bir gelişme yok. Sadece Rodrigues'in katkısı takdire değer. Antrenmansız hali buysa form tutması halinde Bruma ile birlikte rakiplere bela olurlar. Savunmadaki klasik sıkıntılar bu oyuncularla Ahmet Çalık transferine rağmen maalesef sezon sonuna kadar çözülmesi mümkün değil.