Reklamsız Sözcü

Şenol Güneş, kafasında tek bir şablon olan ve onu futbolculara dayatan bir teknik direktör değil. Transferler sonrası eline yeni kadro verildiğinde bu malzemeden ne çıkarabileceğine baktı. Caner ve Gökhan Gönül'ün kanat bindirmeleri, hızlı çıkışlarda Gökhan İnler'in uzun pasları ve ikinci bir forvet gibi oynayan Talisca'nın etkili şutları 3 değişik hücum modeli sunuyordu tecrübeli teknik adama. Ancak Caner ve Talisca'nın sakatlıkları, Gökhan Gönül'ün Fenerbahçe maçının olduğu haftaya kadar formsuz olması ve Gökhan İnler'in tam olarak beklentileri karşılayamaması, planların sahaya yansımasını engelledi.

GÜNEŞ FAKTÖRÜ

Bütün bunlara rağmen bir gerçeği gözden kaçırmamak gerekiyor. 16. hafta itibariyle Beşiktaş'ın geçen sezon ile puan farkı sadece 3. Üstelik siyah- beyazlılar ilk yarıyı Fenerbahçe ve Galatasaray'ın önünde, liderin de 1 puan gerisinde kapadılar. Kaldı ki bu yıl aşırı tempolu Şampiyonlar Ligi maçları oynandı. Normal bir takım sadece İstanbul'daki Napoli ve Benfica karşılaşmalarından sonra bile çökebilirdi. İşte bu, Beşiktaş'ın en vasat performansında bile futbolun pek çok doğrusunu yerine getirmesi sayesinde olabiliyor. Saha içinde fiziksel mücadele belli bir seviyenin altına düşmüyor, oyuncuların gayreti üst düzeyde. En önemlisi eğer bir plan işlemiyorsa Şenol Güneş sürekli değişik bir şeyler deniyor, kötü giden oyuna maksimum tahammülü 10-15 dakika.

EN BÜYÜK FAVORİ

Dolayısıyla Beşiktaş için kötümser olmaya gerek yok. Panikle pahalı transferler yapmak kulübü gereğinden fazla maddi yük altına sokar. Talisca artık döndü, Babel'in sol kanada katkı yapması yüksek ihtimal. Mitrovic henüz kapalı kutu olduğu için yorum yapamıyorum ama savunmada başarılı bir performans gösterirse problemlerin çoğu çözülmüş demektir. Türlü şanssızlığa rağmen hep zirvenin civarında olan siyah-beyazlılar şimdi ilavelerle şampiyonluğun yine en büyük favorisi olacaktır.