SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Sürmenaj hakemler

Aynı hakemler her hafta maç yönetmeyi kaldıramadılar. Hepsinde yorgunluk ve ruhsal çöküntü var, bakın yüzlerine görürsünüz ne demek istediğimi. Hakemler tükenmişlik sendromu yaşıyor. Bu çocuklar sürmenaj, sürantrene olmuşlar. Bu çocukların, hakemlerden, hakemlikten, maçlardan uzak iyi bir süre, iyi bir dinlenmeye ihtiyaçları var.

Trabzon-Fenerbahçe derbisinde Ali Palabıyık başarılıydı. Penaltısı ve kırmızısı doğruydu. Kırmızı kart mı, gol mü, hangisi en büyük avantajdır? Her zaman tartışma konusu olmuştur futbolda. Şansız pozisyondu ama bu maçta rakip takımı eksiltmenin en büyük avantaj olduğu da görüldü. Golün telafisi olur ama kırmızının telafisi olmaz. Trabzon, rakibi ile eşit sayıda oyuncuyla devam etseydi belki de bu kadar dağılmaz, sonuç farklı bile olabilirdi. Ancak penaltı gol olmasaydı, Fenerbahçe puan kaybetseydi sanırım konu UEFA'ya taşınırdı. Aslında şimdi bile konuyu hasır altı etmeyip UEFA'ya taşıyıp görüş alınmalıdır.

Adana-Başakşehir maçında Hüseyin Göçek evladım, kendine güven biraz. Evlat, büyük hakem oldun artık. Ne işi var yardımcının kale sahası içindeki ofsaytta. Kaldı ki o pozisyon sana ait tamamen, nasıl görsün yardımcın orada oyuncunun ayağı değdi mi, değmedi mi topa? Gittin yardımcıya, korktu zaten acemi çocuk. Temiz, derslik golü yaptınız ofsayt.

Beşiktaş- Gaziantep karşılaşmasında Serkan Çınar evlat avantaj oynatman, gol iptalin, oyuncunun koluna çarpan topta oyunu devam ettirmen, verdiğin penaltı hepsi tamam doğru. Ancak vermediğin bir penaltısı var Beşiktaş'ın, olmaz yavrum, vereceksin onu da. İki penaltı verilmez diye bir kural yok ki! Ofsaytta illa düdük çalacaksın şartı da yok, ne güzel avantaj oluşmuş Beşiktaş'a, atağa kalkıyor, durdurdun oyunu, aldın topu geriye, ofsayt attırdın acemi hakemler gibi! Olmadı Serkan evladım. Ayrıca vermediğin penaltının etkisinden midir bilemem ama faul kararların bir sonraki Beşiktaş maçını almayı da ister nitelikteydi! Evladım, madem ki yapmaya çalışıyorsun bir şeyler, anlamasın izleyenler.

Rize-Osmanlı maçında Cüneyt Çakır yavrum da yardımcısı Bahattin Duran'a uydu olanlar oldu. Aslında Çakır devam ettirmişti oyunu ama… Uzun bir süre sonra uyarıyla penaltı verdi. Ayrıca o pozisyonda yardımcının işi yok, yok da burun sokma meselesi işte! Siz de olsanız dünyanın çeşitli yerlerinde sayısız maçta kader birliği ettiğiniz yardımcınıza güvenir, uyarsınız ona. Allah yardım etti de penaltı gol olmadı, olay başarılı üçlü Cüneyt, yardımcıları için uzatılmaması gereken bir duruma dönüştü. Dünyanın her yerinde çok sayıda önemli maçları başarıyla yöneterek göğsümüzü kabartan bu hakem üçlüsünün bu hatası olsa olsa ancak iş kazasıdır.

Kayseri-Karabük randevusunda evladım Halil Umut Meler FIFA kokartını aldığı ilk maçında şansızlık yaşadı. Karabük aleyhine verdiği penaltı da kırmızı da yanlıştı. Evladımın maç sonunda ‘oh be bu da bitti' diyen yüz ifadesinden, yorgunluğu ve ruhsal çöküntüsü okunuyordu.

Galatasaray-Alanya karşılaşmasında Halis Özkahya yavrum, yakışıklı, manken gibi, temiz yüzlü, iyi çocuksun ama tutuktun, tedirgindin, bir derdin mi evladım senin? Buruma'nın eli kolu ile göstere, göstere istediği kırmızısını nasıl vermezsin Halis evladım? Bu maçta yeni bir Galatasaray derbisine hazırladın kendini sanırım.

Akhisar-Konya maçında Ümit Öztürk çok başarılı maç çıkardın evlat, aferin sana.

Antalya-Kasımpaşa müsabakasında Fırat Aydınus, evlat hakemlik budur işte diyorsun anlayanlara, helal olsun sana.

Gençlerbirliği-Bursa mücadelesinde Mete Kalkavan maçı temiz yönetti kendine geliyor Mete.

Yazarın Diğer Yazıları