SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Zeka ve güç birleşince

Feyenoord Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst, Fenerbahçe ile oynayacakları maçtan önce düzenlediği basın toplantısında bir muhabirin, “Sizde biraz endişe ve korku görüyorum” sözlerine “Göreceksiniz” şeklinde cevap vermişti. UEFA Avrupa Ligi'nde rakibi Fenerbahçe'yi canlı izlemeyen, sadece kasetler üzerinden analiz yapan Feyenoord'un hocası herhalde bu kadar diri bir rakip beklemiyordu. Advocaat-Mario Been'in öğrencileri sanki Saracoğlu'nda oynuyordu. Başından sonuna kadar maçı domine eden taraf sarı-lacivert formaydı. Takım, Volkan Demirel'den en uçtaki Van Persie'ye kadar “Kolektif futbolun nasıl oynanacağının dersini verdi” diyebiliriz. Çok iddialı gelebilir ama son yılların en iyi Fenerbahçesi'nin ayak seslerini duyar gibiyiz! Neden mi?

GELECEĞE ÜMİTLİ BAKMAK

Fenerbahçe'nin dikkatli taraftarı hatırlar. 1990'lı yıllarda Fenerbahçeliler neden rahat maç izliyorlardı? Çünkü, defansın göbeğinde Uche-Högh ikilisi vardı. Şimdi de Kjaer-Skrtel ikilisi var! Herkes rahat ve bu ikili sadece defans yapmıyor gol de arıyor. Fenerbahçe'deki en büyük değişiklik haftalar geçtikçe kendisini gösteriyor. Takım toplu savunma yaparken ani çıkışlarda ceza sahası içinde en az 4-5 isimle rakibi ablukaya alıyor. Feyenoord maçında bunun en güzel örneğini atılan golde gördük. Şener sağdan kesti, Alper topu arkaya aşırdı, kurnaz Sow ise röveşatayı yaptı. Ancak ceza sahasında Van Persie vardı, hemen dışında Lens de bekliyordu. Golden 10 dakika sonra… 32'nci dakika ise F.Bahçe'nin geleceğe neden ümitli bakmasının yanıtıydı: Lens harika bir topuk pasıyla Şener'i kaçırdı. Şener sağdan son çizgiye indi. Ortasını yolladı, Van Persie dokundu ancak defans izin vermedi. Futbolun sadece güç ve sadece zekâ olmadığını, bu ikisinin harmanlanmasıyla olabileceğini her geçen gün beyinlere kazıyan Advocaat'ın işi artık daha zor! Çünkü çıta artık daha yüksek.…

Yazarın Diğer Yazıları