Reklamsız Sözcü

Türkiye'de yıllardır herkes karnından bir şeyler konuşur, toplumiçinde ifade etmeye gelince de kenara çekilir,susarlar. Ülkemizde spor demek sadece sahada ter dökerek kazanmak demek değildir. Kulisin de başarılı olacak. Yükseklerde gücün olacak. Bütün branşların federasyon başkanlığı seçimleri belki biraz ağır olacak ama formaliteye yakın bir şekilde yapılmaktadır. Birileri birisini işaret eder kulüpler de vergi borçları ve genel borçlarından dolayı yükseklere yakın olmak için işaret edilenin peşine takılırlar. Takılmayanlar mı? Artık hakem hatalarımı dersiniz? Yapılmayan yollarmı dersiniz? Çalışmayan metrolarmı dersiniz? Yoksa rakibinin yaptığının yüzde 10'unu yapıp daha fazla disiplin cezaları ile karşılaşmakmı dersiniz? Hepsini size yaşatırlar.

Anlayacağınız ortada bir Afife Jale Ödülleri'ni kazanabilecek düzeyde işleme konan bir tiyatro var. Türkiye'de spor tiyatrosu hâkimken Galatasaray'ın bu tiyatronun neresinde olduğunu iyi irdelemek gerekiyor. Haftalardır Galatasaray'ın hakemler yüzünden yaşadığı kayıplar, sıkıntılar ortada. Taraftar isyan ediyor. Medyanın çoğunluğu zaten güce biat etmiş durumda. ‘Arayı bozmayalım' düşüncesiyle medyanın figürleri kendini kurtarma derdine düşmüş. Kaç kişi bizim gibi, “Aç kalırsak kalalımhak için susmayalım” düşüncesiyle gazetecilik yapma kavgasını veriyor?

PARANOYA MI YAPILIYOR?

AMK gazetesi dışında hakem hatalarını haberleştirme cesaretini gösterebilen bir kuruluş daha çıkmadı. Kulüp medyası bile hakem hataları konusunda özel bir içerik üretmedi. Dedim ya ortada bir tiyatro var. Galatasaray bu tiyatronun yıllar sonra hem içerisine girmiş hemde girememiş. Şöyle ki: Hakem hataları yapılır. Kulüpten, ‘Çıt' çıkmaz. Neden çıkmaz? Şimdi Riva işleri var. Florya işleri var. Spor salonunun yapımı var. Stadın devir işleri var. Yükseklerle arayı bozmayalım. Galatasaray öyle bir durumdaki sahada hakkı yeniyor. Yönetim idari ve inşaat işleri sekteye uğrayacak diye konuşamıyor. Çünkü Galatasaray'a belli ki, “Senin çok fazla evrak işin var. Olduğu kadarıyla yetin”mesajı hissettirilmiş ya da böyle bir şey yok Galatasaray yönetimi bu konu da paranoya içerisinde.

Haftalardır sahada hakemlerin tamanlamıyla doğradığı bir takımvar. Şimdi anladınız mı? Neden daha önceki yönetimlerin Florya ve Riva konusunda ya da başka konularda kimseye boyun eğmeden zorluklara karşı savaşarak icraat yapmaya çalıştığını. Galatasaray temsili para için kimseye biat etmeyecek kadar özel bir temsildir, bunun için de bu ülkenin biat kültürüne karşı isyan olarak dimdik ayakta durur, dururdu. Sonuç olarak, Galatasaray taraftarı ve camiası kimseden hak etmediği bir şeyi istemiyor. Hak ettiğinin gasp edilmesine de inşaat işleri bozulacak diye eyvallah demez. Bundan dolayı spor tiyatrosu içinde verilen her rolü kabul ederek isyan ateşi yakmadan, “Ama para gelecek” diyerek, sinerek Galatasaray'ı yönetemezsiniz. Bu temsil sizi üzer ve yorar. Strateji belirlenmeli. Nedir gerçek? İnşaatlar için susmakmı? Yoksa alın terine sahip çıkmakmı? Ya da aslında olmayan baskıdan ya olursa korkusuyla sinmek mi? Dursun Özbek'in de dediği gibi: “Aslanlar kendi hikâyelerini yazmazsa, avcıların hikâyelerini dinlemek zorunda kalırlar.”

Son güncelleme: 09:08 | 30.11.2016