Reklamsız Sözcü

Favori olan ev sahibi de 17 yıldır deplasman galibiyetine hasret olan konuk da çift ön liberolu. Öncelikle kontrol ve skoru garantiye almak amacında 2 Hollandalı hücumcu (!) teknik adam.

Stres ve baskı altında 22 futbolcu bir didişme ve itiş kakış içinde. Galatasaray kadro itibariyle son 2 sezonda naif, kırılgan takımdı. Tolga Ciğerci ve Nigel De Jonk ile beraber sertleşti. Son zamanların en sert ve mücadeleci Galatasaray'ı Kadıköy'de idi. Fenerbahçe zaten sert takım. Cüneyt Çakır'ın da hoşgörüsü ile daha da sertleşti. Sonucunda sert fizik mücadele ve faul ağırlıklı, bizim küçük dünyamızın derbisinde kalite eksikti.

Galatasaray sahanın her yerinde savaştı, mücadele etti ama ilk yarıda Volkan'ı bir kez olsun rahatsız edemedi. Sıkıcı derbide pozisyonu mumla ararken, ilk yarının son dakikasında Carole'ün de hatasıyla Alper sağdan Şener'i kaçırdı, ortasında, Van Persie'nin kayarak vurduğu top çatala gitti. İlk isabetli şutta Fenerbahçe'nin klasik derbi balı yine hortlamış oldu. Riekerink'in Sinan Gümüş'ü devrede değiştirmesi son derece doğruydu. Sinan'dan bir halt olmaz bunu anlayın artık. Gitsin Hollanda 2 Ligi'nde, kendi gibi yumuşak bir ortamda oynasın. Çünkü bizim TFF 1. Lig'de bile oynayamaz.

Fener, Galatasaray'ın tek hücum yönü Bruma'yı çift kademeli durdurdu. Ardından gereksiz transfer Serdar Aziz'in akıl dışı hatası ile Fenerbahçe penaltıyla maçı tamamen kopardı. Fenerbahçe kazandı ama bir şey oynamadan savunarak amacına ulaştı. Galatasaray o kadar kötü ki, Fenerbahçe'nin bu sezonki performansının üstüne çıkmasına bile gerek kalmadı. Başakşehir maçı sonrasında Galatasaray'ın bu sezonu yitirdiğini söylemiştim. Dursun Özbek yönetiminin daha fazla paniğe kapılmadan gelecek sezon için planlamaya girişmesi gerek. Takımdaki maliyetli bazı fazlalıklarında namına şanına bakmadan gönderilmesiyle Galatasaray gelecek sezonlarını düze çıkarabilir. Ha bu arada bu sezon için teknik direktör değişikliğine bile gerek yok. Kim gelse daha iyisi olmaz.