Reklamsız Sözcü
16 Kasım 2016

Herkes benden bu hafta Fenerbahçe-Galatasaray derbisine yönelik bir yazı yazmamı bekliyordu. Tabii ki derbi önemli bir detay ama ben her zaman bir adım ötesinde beni takip eden topluluk adın aen doğru olanı yazmayı kendime düstur edindim. Bu sebepten dolayı bu hafta sizlerle yakın tarihe dönüp bir ömür konuşulacak bir yazıyı paylaşmak istedim: Ali Sami Yen Spor Kompleksi, Florya ve Riva arazileri.

Galatasaray için bu 3 inşaat, emlak, adını ne koyarsanız koyun planlamasının ortak bir noktası var. O da kâğıt üzerinde yapılan anlaşmalar ve sonrasında Galatasaray'ın hak ettiğini alması ya da alması için önüne tekrar ek şartların konma noktasındaki soru işaretleri. Çok diplomatik ya da teknik detaylara girerek sizleri sıkmak istemiyorum. Düz bir dille sizlerle bazı detayları tartışalım, irdeleyelim istiyorum.

MECİDİYEKÖY OLMADI

Galatasaray, UEFA Kupası üzerine Süper Kupası kazanmış Türk futbolunun adını altın harflerle dünya spor gündeminde en üst yerlere yazdırmış ardından doğal olarak artık bu başarılar ile stat konusunda bir adım atmak istemiş. Ne yapmış Galatasaray? İlk önce kendisine ait olan Ali Sami Yen Stadı’nın bulunduğu yer alan Mecidiyeköy’e yeni bir stat inşa etmek istemiş. Ama öyle kolay değil, para lazım. Bu arada Şişli Belediyesi her türlü riski düşünerek Seyrantepe’de bir arazinin de kullanım hakkını Galatasaray’a vermiş. Camia dışında birileri de camia içinden birilerini araya sokarak Galatasaray yönetimine demiş ki, “Siz buraya stat yapmayın, gelin ya biz size yer gösterelim ya da sizin elinizdeki bir yere yapalım. Buradaki haklarınızdan da feragat edin, biz size stadınızı yapıp zarar etmeyeceğiniz şekilde size teslim edilim.”

BANKLARA YANIT VERMEDİ

Ama bu arada o zamanki Galatasaray yönetimi el altından, “Kendimiz yapsak nereden, nasıl para buluruz” konusunu da araştırmaya başlamış. Ama ne mümkün? O oradan krediyi ancak devlet bankaları verebilir. Onlardan da ne hikmetse umutla beklenen cevap gelmemiş.

TOKİ KAZANDI

Stadın yapımını üstlenen TOKİ ise yaklaşık olarak 275 milyon TL gelir elde etti, yapılan protokol gereği bu paranın yüzde 61’ni Türk sporuna yatırım yapması için GSGM’ye verdi. Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nin maliyeti ise 191.5 milyon olarak açıklandı. Sonra malumunuz stat açışında yaşananlar ardından ortaya çıkan sürpriz talepler, istekler beklenmedik yaptırımlar özür babında eski sözleşmenin yerine yeni bir sözleşmenin yapılması Galatasaray’ın reklam haklarına kadar uzanan bütçesinden paylar istemesi stadın yollarının türlü sorunlar çıkartılarak yapılmaması falan derken gün gelip GSGM’in söz verdiği devri hataya geçirmemesi. Sonunda, Galatasaray’ın hem istediğini alamadığı gibi hem d, ‘Devletin parasıyla stat yaptılar’ yakıştırmaları ile herkesin eleştiri oklarını çevirdiği noktada yer alması.

1.5 MİLYON TL GİTTİ

Yani birileri sanki Galatasaray yönetimini içeriden ve dışardan Mecidiyeköy'ü bırakması için tatlı tatlı yönlendirmiş. Ve sonunda Galatasaray yönetimi şunu anlamış: “Ya biz bu stadı bize birilerinin söylediği gibi gidip Seyrantepe'ye yapacağız ya da yeni stadı unutacağız.” İşte bu ana fikir ortaya çıkınca masaya anlaşmalar konmuş. İşin sonunda Galatasaray'ın, Mecidiyeköy'deki haklarından vazgeçmesi ile beraber bu alan ihaleye açıldı. Torunlar, Aşçıoğlu ve Kapıcıoğlu ortaklığına o zamanki para dilimi ile 1 milyar 25 milyon 555 bin lira bedelle ihale edildi. TOKİ bu anlaşma karşılığında 475 milyon TL'yi kasasına koydu. Ayrıca sözleşme şartlarından fazla gelir elde edilmesi halinde de bu paranın dışında TOKi'ye yüzde 46.3 bir kaynak aktarımının da yapılması noktasında anlaşmaya varıldı.

YAKLAŞIK 1.5 MİLYAR TL

DAHA da bitmedi. “Elde edilecek gelirin, maliyet düştükten sonra kalacak kısmının yüzde 39'u TOKİ'ye, yüzde 61'i ise GSGM hesaplarına aktarılacak” diye de resmi not düşüldü. “GSGM bu gelen ödeneği de Türk sporunu geliştirmek için kullanacak” diye kırmızı kalemle altı çizildi. Galatasaray ise bu anlaşmanın içinde şu cümleler ile yer aldı: “Ali Sami Yen kullanım hakkını verdi, Seyrantepe alanındaki kullanım hakkından da feragat etti.” Mali detayların sonucunda ise kestirmeden gidersek, netice olarak Galatasaray, yaklaşık 1.5 milyar TL değerinde, kullanım hakkı kendisine ait olan Mecidiyeköy ve Seyrantepe'deki arazilerden vazgeçerek yaklaşık iddiaya göre 200 milyon TL değerinde bir stadın sahibi olmuştur. Sahibi derken GSGM tarafından devrinin henüz verilmediğini de ifade edelim.

RİVA VE FLORYA

SORUYORUM…

1- Galatasaray, Emlak Konut ile anlaşmazsa neden 1.175.000 metrekaresine sahip olduğu Riva'da 250 bin metrekare inşaat yapıyor da anlaşırsa 400 bin metrekare inşaat hakkını elde ediyor. İnşaatçı değilim, teknik bir detayı varsa iletin, onu da seve seve paylaşırım.

2- Galatasaray neden 23 dönüm kendi tapulu arazisi olmasına rağmen Emlak Konut ile anlaşmazsa Florya, park ve bahçe olarak kalıyor da anlaşırsa 40 dönümlük bir alana inşaat yapma hakkına sahip oluyor?

3- GSGM yıllardır vermediği Türk Telekom Arena devrini neden Riva ve Florya arazilerinin onayının ardından Galatasaray'a vermeyi taahhüt ediyor?

4- Florya'nın süresi dolan üst kullanım hakkı neden genel kuruldan olumsuz sonuç çıkarsa yenilenmiyor da onay çıkınca yenileniyor?

YÖNLENDİRME Mİ VAR?

Bu soruların üzerine sizler de düşünün istiyorum ve en başa dönüyorum. O gün Galatasaray'ın, Mecidiyeköy'den Seyrantepe'ye gitmesi için ortaya çıkan sempatik sebeplere ne kadar benzeyen bir tablo değil mi? O gün de Galatasaray çok istekli olarak yansıtılmıştı, bugün de zafer söylemleri ve kutlamalar yapıldı. İstedi mi? Yoksa istemesi için yönlendirildi mi? Bu da ayrı bir soru tabi ki. Gelelim sadede ben bu yazıyı neden yazdım. Bu yazı size benden bir emanettir. Nasıl ki yıllar önce Galatasaray'ın elinden 1.5 milyar TL'lik arazi içeriden ve dışarıdan yapılan yönlendirmeler ile alınıp eline değeri 200 milyon lira olduğu iddia edilen bir stat bırakılıp o da devir edilmeden birçok gelirine ortaklık koşulup bir de üzerine, ‘Galatasaray devletin parasıyla stat yaptı’ söylemleriyle saldırı başladıysa, yıllar sonra yine birileri çıkıp Galatasaray arazilerinin üzerinden milyonlar kazanılmasına rağmen Galatasaray'ı devlet parasını yemekle suçlarsa onlara bu yazıyı gösterip bu soruları sorun diye yazıldı. Bu sebeptendir ki bu yazı benim, siz dostlarıma, Galatasaray'ı takip eden bir gazeteci olarak EMANETİMDİR.