Reklamsız Sözcü

Şampiyon Ligi müziğinin Vodafone Arena'ya çok yakıştığını söyleyerek başlamak lazım yazıya. Uzun zaman geçmiş dinlemeyeli. Stadın içindeki atmosfere de çok güzel oturdu bu müzik. Umarım sadece 3 maç ile sınırlı kalmaz. Dünkü kadro tercihleri ile çıkarsa Şenol hoca kalmaz. Sezon başından bu yana yapması gereken kadroyu yaptı. Olası taraftar tepkisi nedeniyle Tolga'yı korumak amacıyla içerde oynatmadı Şenol hoca. Gökhan İnler'in ağrıları, Oğuzhan'ın sakatlığı nedeniyle Tolgay vardı sahada. Neyse ki Atiba'nın yanında oynadı. Atiba'nın yanında ofansif bir orta saha oyuncusu olduğunda Atiba da, Talisca da daha güzel gözüktü. Talisca demişken genç olmasına rağmen zekâsı müthiş. Başka bir zekâ işi Caner-Adriano ikilisini önlü arkalı oynatmak oldu. Gerçi ben bunu sezon başından bu yana söyledim ama Şenol hoca dün gece bu ikiliyi kullanmayı akıl etti. Yanlışlarından dönen Şenol hocanın tercihleri Beşiktaş'ı eski günlerine döndürdü.

Sadece ortaya konan futbol değil mücadele de ayakta alkışlanmalı. Beşiktaş orta sahada yaptığı baskı ile rakibin oynamasına da izin vermedi. Uzun ve diegonal paslarla rakibi fazlasıyla da yordu. Ters kanat toplarına bir de savunmanın arasına derinlemesine yerden atılan toplarda eklenince güzel oyun ortaya çıktı.

Buraya kadar her şey Beşiktaş'ın istediği gibi gidiyordu. Ancak maçın adamı olacak kadar iyi oynayan Tosic'in anlamsız yerde yaptığı faul sonrasında gelen gol siyah beyazlı takımın dengesini bozdu. Bu gol öncesinde Talisca'ya yapılan penaltıyı es geçen hakemi de unutmamak lazım. Penaltıyı verse başka olurdu maç. Maça çok tempolu başlayan Beşiktaş 60'dan sonra yoruldu. Şenol hoca kazanmak için Adriano-Cenk değişikliğini de yaptı ama nafile. 1-1 den sonra oyun tamamı ile yön değiştirdi. Beşiktaş şoku üzerinden atamadı uzun süre.

Napoli tahmin ettiğimiz gibi aldı başını gidiyor. Beşiktaş 2'de 2 yaptı, aldı altına 2 takımı. Hesap kitap yaptığında kötünün iyisi sonuç. Şimdi Napoli'ye gittiğinde en kötü 1 puan alman lazım. Alır mı? Alır.