Reklamsız Sözcü

Galatasaray artık kazandım dediği bir derbiyi neredeyse kaybediyordu. Rakibinin bütün avantajlarını yok etmiş iken, savunma hataları elindeki galibiyeti kaçırdı ve rakibine bir puanı hediye etti.

Yeni stadında ilk derbiyi oynamanın çok artı motivasyon oluşturacağı kanısı ile maç öncesi net favorim Beşiktaş idi. Riekerink önce şunu çok iyi anlatmış oyuncularına: “Hızlı başlayacaklar, önce durduralım.”

Galatasaray'ın kadro yapısı hâlâ handikaplar oluştursa da Riekerink eldeki malzemeyi harika kullanıyor. Tecrübeli oyuncuları ile Beşiktaşlı futbolcuların önce sinir sistemini sonra oyun düzenini altüst etti ve ilk yarıda Beşiktaş'ı resmen stop ettirdi.

İlk yarıda Beşiktaş sezonun en kötü topunu oynadı. Oğuzhan'ın forvet arkası kaybolduğu aşikâr. Ülkenin en yetenekli oyuncularından biri. Şenol Güneş oynayabileceğini düşünüyor ama Oğuzhan o bölgede istediği oranda topla buluşamıyor ve Cenk'in arkasında görünmez adam durumuna dönüşüyor.

G.Saray kornerden golü bulunca Beşiktaş'ın stresi daha da arttı. Üstüne sarı- kırmızılı oyuncular oyunu öylesine ağırlaştırdılar ki! Beşiktaş gerildikçe gerildi. Topun sahada kalma süresi azaldı ve siyah-beyazlılar bir türlü taraftarını da ateşleyecek akıcılığı yakalayamadı. Bruma'nın Beşiktaş defansının içinden geçerek attığı muhteşem gol ilk yarıda şaşırtıcı bir skoru oluşturdu.

İlk yarıda Beşiktaş pozisyon bile bulamayınca Şenol Güneş'in bu duruma el koyması gerekiyordu ve Aboubakar ile Talisca hamlesi ile 2. yarıya başladı.

Beşiktaş forveti ikilemesine rağmen üretken değildi. Galatasaray 74. dakikaya kadar durumu idare ediyordu ki, Marcelo'nun kafa golü sarı-kırmızılı savunma göbeğinin hava sıkıntısını bir kez daha açığa çıkardı. Cenk'in golü ile maç seyir açısından muhteşem bir hale büründü. Hele son dakikalar resmen düelloya dönüştü ama karşılıklı beceriksiz vuruşlar skoru kilitledi.