Reklamsız Sözcü

Kadrolar açıklandığında çoğunluk “Josef altı numara mı oynayacak, sekiz mi oynayacak Advocaat söyle hadi söyle” telaşı ve Advocaat, Pereira ile mukayese derdinde iken, gözden kaçan bir husus vardı: Advocaat'ın Hırvatistan-Türkiye maçından esinlenebileceği. Nitekim Fenerbahçe defans hattında topla çıkmaya çalışırken, Mehmet adeta sol stoper pozisyonu alıyor ve ileride Stoch ve Alper içeri devrilirken bekler oyuna genişlik katmaya çalışıyordu. Çalışıyordu diyorum zira teori pratiğe ilk yarı maalesef yansımadı. 9.27'de duran toptan girilen pozisyon dışında bir tehlike yaratılamadığı gibi, akan oyunda da Zorya müthiş alan kapatarak hem oyunun hâkimi oldu hem de Fenerbahçe'yi sürklase etti. 2. yarıya başlarken Ozan hamlesi ne kadar doğru ise Salih'in oyundan alınması da bir o kadar yanlış idi. Mehmet-Ozan-Salih-Alper ile daha dinamik bir oyun oynanabilirdi. Alper'in 2 doğru pası ile başlanan 2. yarı ümitkâr idi. İlk yarı 2 kez ofsayta düşen bu pas girişimlerine 2. yarı rakip kalede tehlike yaratılmıştı ama rüzgâr kısa sürdü. Bu maçta Fenerbahçe'nin temel sorunu rakip analizine göre doğru kadro ile sahaya çıkılmaması. Rakibin son maçı incelense Sow sol kanat forvet ve RvP kurgusu ile sahaya çıkılır ve rakip zor durumlara düşürülebilirdi. Bir diğer daha da önemli sorun ise Advocaat'ın resmi maçlarda kadro ve kurgu denemesi. Sportif kurumsal hafıza olmayınca ortaya çıkan bu durum üzerinde düşünmesi gerekenler ise kulübü uzun süredir yönetenler…