Reklamsız Sözcü

Şampiyonlar Ligi kura çekimine 4. torbadan giren Beşiktaş, 1. torbadaki Benfica'dan hem de deplasmanda puan alarak iyi bir iş yaptı. Siyah-beyazlıların bu önemli Portekiz macerasını yerinde takip ettim. Şenol Güneş bir gün önce basının karşısına çıktığında heyecanlı gözüküyordu. İlk vurgusu biraz daha savunmaya dikkat edeceklerini ancak kendi oyun planlarından vazgeçmeyeceklerini açıklamak üzerine oldu. Nitekim ikinci yarı dengeyi Beşiktaş'ın kendi pas oyununa geçmesi değiştirdi.

Maç öncesi ise pek çok Benfica'lı taraftarla sohbet etme şansı buldum. Takımlarını bizdeki gibi her detayına kadar takip ediyorlar. Talisca'nın gönderilmesinin doğru olmadığı konusunda çoğu hem fikirdi. Zaten oyuna girdiğinde tribünlerin büyük kısmı onu alkışladı. Tam bu esnada basın tribününde bana “Talisca frikikten gol atar” diyen Portekizli gazeteci de maç sonunda kendisi adına haklı çıkmanın üzüntüsünü yaşıyordu. Ertesi gün Portekiz spor gazetelerinin manşetlerini ise doğal olarak Talisca süsledi, “intikam” başlıkları eşliğinde.

Quaresma'dan bahsetmeden olmaz. Kesinlikle Portekiz'de çok önemli bir figür. Maçtan bir gün önceki basın toplantısında Benfica görevlilerinin ve basın mensuplarının ona ilgisi muazzamdı. Tribünlerde ise farklı bir hava vardı, topu her ayağına aldığında ıslıklandı. Bu da normal zira Quaresma, kırmızıların iki ezeli rakibi Sporting ve Porto'da uzun yıllar görev yaptı.

Lizbon'da tek eksik Beşiktaşlı taraftarlardı. Muhtemelen bayram olmasının etkisi ve uçak fiyatlarının da yüksek olması sebebiyle İstanbul'dan gelen çok az seyirci oldu. Toplamda ağırlığı Avrupa'dan gelenlerin oluşturduğu yaklaşık 100 kişilik bir grup tribünde yerini aldı. Napoli'de bu rakam çok daha fazla olacaktır.