Reklamsız Sözcü

6 yıl sonra şampiyonlar ligine direkt katılma hakkını elde etmiş Kartal, Avrupa beklentilerimizi yükseltti. Kura şansını da yakalayıp bu kez dengeli bir grupta mücadele edecek. Güneş'in transfer gecikmesine yaptığı haklı serzenişlerle, iyi isimlerin gelmesinde geç kalınsa da, yıllar sonra geniş ve alternatifli bir takım kurulması yüzleri güldürdü. Beşiktaş tam takım olarak iki haftadır birlikte olunmasına karşın tek resmi maçında uyumlu bir görüntü çizmişti. Milli dönüşte dinlendirilen oyuncularında 11'de yer bulması ile Kartal, Benfica karşısına beklenene yakın bir kadro ile çıktı. 3 gün önceki maçın boşluklarında açma, germe hareketleri yapan Gökhan Gönül'ün bu deplasmanda olmaması beni de şaşırtmadı. Grubun tüm takımlarının birbirine yakın şansları olmasına karşın yine de grubun favorisi ile ilk maçı deplasmanda oynamaya ılımlı bakılmalı. Olası bir yenilgi halinde bile çok şey kaybetmeyecek Beşiktaş için, deplasman puanları bonus olacak. Kartal için asıl hedef Vodafone Arena'da maç kaybetmemek olmalı. Gruptan çıkmanın anahtarı bu gibi görünüyor. Beşiktaş deplasmanda oynamasına karşın, her zamanki oyun anlayışıyla rakibi baskı altında tutarak maça kontrollü başladı. Her halinden A sınıf mücadele olacağı ilk dakikalarda belli olan maçta, klasik Beşiktaş zaafı olan defansın arkasına atılan top artı, çizgi kalecisi birleşimi, ilk Benfica atağında golü yememize neden oldu. Bu golle özgüveni yerine gelen Benfica oyunun hâkimiyetini eline geçirdi. Beşiktaş kendine benzeyen rakibi ile iyi mücadele etmesine rağmen ilk yarı skor olarak karşılık veremedi. Beşiktaş ikinci yarıya Talisca ve Cenk değişikliğiyle golü daha çok istediğini belli etti. Talisca'nın etkili oyunu hakemin vermediği penaltıyla karşılık bulmazken kazanılan serbest vuruşta Benfica'dan kiralık gelen yıldız isim frikikle hak ettiğimiz golü getirdi.