Reklamsız Sözcü

Ciddi bir enkaz sonrası yeniden yapılanma zordur. Kimi zaman anılar canlanır gözünde, vefa gösterip enkazın kalıntılarını silip atamazsın. Futbolda hataya ve acımaya yer yok. Galatasaray geçen yıla göre çok ilerde. Yeniden yapılanmanın sancıları sürüyor ancak sancı kaynağı yenilerde değil takımı toparlaması beklenen eskilerde.

En çok para kazanan Sneijder ve Selçuk takımın en etkisizleri. Sabri ayrı bir vaka. Bir kanat savunmacısı düşünün ki ayağındaki topu pas diye, kendi ceza alanı üzerindeki rakibe atıyor. Bu, sadece yeteneksizlikle açıklanamaz. Beyin ile ilgili bir sorun varsa, bir savunma oyuncusu kenardaki topu kendi ceza alanı çevresinde 3 rakip varken gönderir.

Galatasaray iyi oynarken Sabri'nin hatası ile başlayan rakip baskısını kıramadı ve hatalar zinciri sonucunda eşitlik golünü kalesinde görünce maçın kırılma anı başka türlü şekillendi.

Bu yüzden Riekerink, belki Terim dedikodularının da etkisiyle birden şahinleşti ve 2 hamlesini birden devre arasında yaptı. Selçuk ve gol atmasına rağmen Yasin soyunma odasında kaldılar. De Jonk ve Josue oyuna girdi. Sanırım Riekerink'in idealindeki dizilişte bu iki oyuncu olacak.

Bruma, hızı ile birlikte top kullanım becerisiyle fark oluşturacak bir oyuncu. Yasin'in golündeki payı büyüktü. Ancak çoğu topu da gereksiz yere kaleyi düşündüğü için heba ediyor. Galatasaray'ın Eren gibi harika bir hava silahı var. Ancak Eren'e pozisyon hazırlamakta yetersiz kalınıyor.

İşin ilginç taraflarından biri de Selçuk'un çıkışı sonrası kaptanlık pazıbendini takan Sneijder çok daha gayretli idi. Galatasaray topa daha çok sahip olmasına rağmen, Kayseri'de rakibin isminden korkmadan 4 hücumcu ile dizilmesine karşın iki takım da üretken değildi ve pozisyon kısırlığı had safhadaydı. İki takım da galibiyeti hak etmedi. Mete Kalkavan ilk yarıda ev sahibinin yaptığı faullerde, kart hoşgörüsünü Mevlana sınırına dayadı.