Reklamsız Sözcü
11 Eylül 2016

Beşiktaş'a milli ara yaramış gibi göründü. Geçen sezondan daha farklı bir kadro olduğu için farklı bir oyun yapısı olacağını tahmin ediyordum. Aslında farklı da gözüktü Beşiktaş. Geçen sezondan daha fazla isteyen daha fazla saldıran bir Beşiktaş vardı sahada. Kadrosu geniş olunca insanın, kenarda oturuşu da değişik oluyor. Sahada ilk on bir için seçilenlerin dışında kalanlara ve yorgun oldukları için kadroya alınmayanlara baktığınızda bunu daha net görüyorsunuz. Beşiktaş'ta forma aslanın ağzında değil midesinde. Formayı almak için herkes ama herkes iki kişilik oynamalı. Bunu dün akşam ilk yarıdaki mücadele hırsında gördük.

İlk yarıda forvetsiz oynayan Karabük takımına bile pozisyon vermek futbolun içinde olan şeyler. Sonuçta iki stopere baktığınızda Beşiktaş'ın en çok hangi pozisyona transfere ihtiyacı olduğunu görürsünüz.

Beşiktaş dün gece oyun yapısındaki önemli değişiklerden birisi olarak bize oyunun yönünü çok çabuk değiştirebildiğini gösterdi. Peki bunu kiminle yaptı? Gökhan İnler ile yaptı. Kiminle yaptı? Ömer Şişmanoğlu ile yaptı. Benim dün izlediğim Ömer, kanat oyuncusu olarak formayı bırakmaz. Adil olduğuna inandığım Şenol hoca da ondan formayı almaz. Şenol hoca demişken eleştirmeden olmaz. Âdet yerini bulsun! Ben dün akşam maça Caner ile Adriano'yu önlü arkalı oynatarak başlayacak diye bekledim. Ama nedir, kazanan her zaman haklıdır. Haklısın hocam ama sadece bu maçlık. Ayrıca Tolgay konusunda da birkaç cümle yazmak lazım. Olmuyor işte olmuyor. Tolgay ile olmuyor. Oğuzhan ile başlamak zorunlu. Bunu da gördük. Umarım Olcay ve Tolgay olayını Şenol hoca görmüştür!

Bir başka gerçeklik ise Anadolu takımlarının Vodafone Arena'da Beşiktaş'ın bileğini bükemeyeceği gerçeği. Derbi maçlarda belki beraberlik olur Arena'da. İnanın daha fazlası olmaz. Geçen sezon söylediğim gibi bu ligin en güzel şeyi Beşiktaş. Farkındalık yaratan ve yaratmaya da devam edecek olan kadrosu ile Şampiyonlar Ligi için de en güzeli olmaya muktedir.