Reklamsız Sözcü

Stat çok seyirci yok

Metin GÖREN yazdı...
08:278 Eylül 2016
0
Stat çok seyirci yok

Devr-i iktidarın, Spor Yatırım Hamlesindeki ( !…) ‘Her kente stat' faslı, boş tribünlerin ıslık melodileriyle hüzünlü parçalar icra ediyor… Futbol oyununa ilgileri tartışılır kentlere yönelik yatırımlar, görkemli açılışların sonunda şimdi sessizliğin fotoğraflarını gönderiyor… Taraftar olabilme heyecanını yitiren toplumun, maç yerine kahvehanelerin first class oyunu okeyde yeşil on birliyi bulabilme sevdası ne yazık ki; yeniden depreşti… Adanaspor- Kasımpaşa karşılaşmasını bin 54, Gaziantepspor-Trabzonspor maçını bin 200 seyircinin izlemesi, bizim ülkemizde futbol denilen temaşa sporunun bitme noktasında seyrettiğini gösteriyor… Siyasilerin beton yığınları haline getirdikleri stadyum inşaatları yapımındaki bilinçsiz politikalar ve de adı profesyonel, konumları ise belli olmayan kulüp yönetimlerinin çarpık düzeni sorumsuzluğun acı örnekleri olarak yansımıyor mu? Adı ve sanı; sanayi ve spor kenti olarak bilinen Gaziantep'te, şampiyonluklar yaşamış Trabzonspor'u izlemek için bin 200 seyirci, ya da taraftar tribünlere zorlukla toplanabilmişse, sözün bittiği alana girmişiz demektir.. Oy toplayabilmek için izleyici kapasitesi hayali arttırımlarla büyütülen statlar yaparsanız ve kulüp yönetimleri de bu ölü yatırıma çanak tutarsa, Rüzgâr Esinti Orkestrası her hafta boş tribünlerde sahne alır…

YÜKSEKTEN UÇMAK

Fanatizmin, mantığın dışına yolladığı; düşünmede, karar vermede, uygulamada ve söylemleri abartmada yüksekten uçan taraftarlara gerçeği anlatmakta doğrusu güçlük çekeriz… Onların doğruları, yanlış da olsa doğrudur, öyle kabul ederler ve buna yürekten inanırlar… Önce soruyorlar, yanıtını almadan yanıtlıyorlar: “Beşiktaş Şampiyonlar Ligi'nde bu yıl çok iddialı bir konuma geldi…” Devam ediyorlar: “Müthiş transferler yaptı…” Oysaki kazın ayağı perdeli… Müthiş transferler yaptı denilen siyah-beyazlıların aldıkları, Şampiyonlar Ligi kalitesinin altına düşen oyuncular… Karşında yıldızlardan oluşan müthiş takımlar var.. Ve onlarla baş etmek gerçekten zor… Beşiktaş gidebileceği yere kadar giderse başarılıdır…

MİLLİ TAKIM MI DEDİNİZ?

Ülke futbolunu sarsacak nitelikte bir operasyon… Türkiye Futbol Direktörü Terim'den açıklamalar… Ve kadro dışı kalan şöhretler Ardalar, Buraklar, Gökhanlar, Canerler, Hakanlar, Selçuklar… Uzayıp giden liste… Adı: Yeni oluşum, soyadı: Gençleştirme… Arka bahçesinde; takımlarında henüz forma şansı bulamayanlar… Uluslararası alanlarda siftah etmeyenler de var kadroda… Zagreb'de sessiz bir stat… Hırvatların cezası var… Çılgın taraftarları yok… Büyük bir avantaj ve sonuçta berabere biten bir karşılaşma… Aldığımız bir puana sevindik ama yargımız asla değişmedi: “Bizim takımımız, 2018 Dünya Şampiyonası eleme grubunda, bu yapısı, bu oyuncuları ve bu görüntüsüyle iş yapamaz…”

EMRE MOR KENDİNE GELMELİ

17 yaşında bir delikanlı… Milli Takım forması altında ve sol ayağının sihri ile seyircileri şaşkına çeviren bir yetenek… Kimileri Maradona'ya bazıları ise Messi'ye benzetiyor ama hiçbirisi değil… Emre'nin daha bir fırın ekmek yemesi gerekiyor… Almanya'nın Borussia Dortmund takımı onu beyinsel olarak hazırlayıp sahaya indirebilirse yaşadık demektir… Yoksa disiplini hiç olmayan, kendi başına buyruk, futbolun yardımlaşma tarafını düşünmeyen, önemlisi; bu ülke insanı için çok değerli ulusal onuru henüz algılayamayan Emre çok çabuk kaybolur… Hırvatistan karşılaşmasının son dakikalarında oyundan alınan Emre'nin saha kenarına gelişi ve kulübedeki garip tavrı doğrusu bu ya; hiç hoşuma gitmedi…

ŞAŞIRIYORUM

Türkiye Birinci Ligi'nde tam elli günden bu yana takımıyla birlikte olan bazı antrenörlerin ilginç açıklamalarına doğrusu şaşırıyorum: “Takımı tanıyabilmem için daha altı ya da yedi haftaya ihtiyacım var..” Elli gün parmak hesabıyla bir ay 20 gün eder… Yedi hafta da 49 gün ettiğine göre; tamı tamına doksan dokuz gün süre istemişsin… Kulüp yönetiminden her an ilginç bir açıklama gelebilir: “Hocam kusura bakmayın ama kovuldunuz…”

Son güncelleme: 08:28 | 08.09.2016