SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Bakan Kılıç istifa kelimesini hatırladı

Bakan Kılıç istifa kelimesini hatırladı

Türkiye'de çok sık söylenen ancak uygulanmayan 'İstifa' kavramına Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç başka bir boyut kattı. Olimpiyat Oyunları ile ilgili yaptığı konuşma Bakan Kılıç'ın unuttuğunu düşündüğümüz 'İstifa' kelimesini yer yer hatırladığını gösterdi.

Türkiye’de ‘İstifa’ kelimesi sık sık dile getirilse de pek uygulanmaz. Futbol ve siyasette genelde rakip takım ya da partiler için telaffuz edilen bu kelime, iş istifa kelimesini kullananlara geldiğinde unutulur.

Tarık ERYİĞİT / HABER DETAY

İstifa… Türk Dil Kurumu’ndaki karşılığı “Kendi isteğiyle işten veya bir hizmetten ayrılma…” Genelde insanların yetkili oldukları konularda yaşanan olumsuz bir durumun sorumluluğunu alması olarak kabul edilir. Kamuoyu tarafından “Bu konuda hatalı benim… Özür diliyorum” olarak algılanır. Türkiye’de ise istifa, genelde ‘Zorlanma’ kelimesi ile birlikte kullanılır. Kendisinden daha yetkin biri istifa etmeye zorlamadıkça kimse kolay kolay oturduğu koltuğu bırakmaz.

BAKAN KILIÇ FARKLI BİR BOYUT GETİRDİ

Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç da bu duruma yeni bir örnek ekledi. Üstelik bu kez rakiplere değil, birlikte yürüdüğü federasyonlara yönelik bir istifa çağrısı yaparak duruma farklı bir boyut da kattı. Bakan Kılıç, Olimpiyat Oyunları ile ilgili yaptığı konuşmada başarısız olan federasyon başkanlarını istifa etmeye davet etti. Kendi sorumlulukları ile ilgili ortaya çıkan aksamalarda bu kelimeyi unutan Kılıç, Rio’nun faturasını sadece federasyonlara kesti.

Ancak bir ülkenin spor politikalarını yönetmenin kendi işi olduğunu unutuyor Bakan Kılıç… Genç sporcuların yetişmesi için yapılması gereken tesisler, sporun yaygınlaşması için yürütülecek çalışmalar, gençlerin kendi potansiyellerini gerçekleştirebilmelerine imkan sağlamak onun sorumluluğunda… Sadece salon ve stat yapmakla sınırlı değil Spor Bakanı’nın görev ve sorumlulukları… Anlaşılan Bakan Kılıç, Türkiye’de sporun gelişmesinin sadece federasyon başkanlarının istifa etmesi ile sağlanacağını düşünüyor.

PASSOLİG FİYASKOSU

Çıktığından beri Bakan Kılıç’ın hemen her ortamda savunduğu Passolig, fiyaskodan öteye gidemiyor. Ülkenin hemen her şehrine yapılan statlar ve salonlar dolmuyor. Yeni yapılan statlarda bile çimler patates tarlasını andırıyor. Maçlar bakımsızlıktan dökülen salonlarda oynanıyor. Ancak, başka bir ülkede spor müsabakaları izliyor olacak, Bakan Kılıç bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen koltuğunda oturuyor ve “Her şey iyiye gidiyor” özetinde açıklamalar yapıyor. İstifa kelimesi aklına bile gelmiyor.

Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın söylemlerinin aksine Türkiye’de spor alanında hemen hiçbir şey iyi gitmiyor. Kılıç’ın “Passolig sayesinde bitme noktasına geldi” dediği sporda şiddet olayları hala ve hatta daha da kötü bir şekilde yaşanmaya devam ediyor. Herkesin izlediği maçlar “Halkımız Passolig’e alışıyor. Statlar dolmaya başlıyor” diyen Bakan Kılıç’ı yalanlıyor. Bakan Kılıç’ın “Passolig sayesinde artık bireysel cezalar olacak” sözü, uygulanamıyor. İstifa kelimesini hatırlamıyor.

Sporun diğer dallarında da durum pek farklı değil. Başka ülkelerden gelen sporcular Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yapılarak yarıştırılıyor. Yetiştirilen sporcu sayısı bir elin beş parmağını geçmiyor. Bazı spor dallarında gençler kullanacak tesis bulamıyor. Federasyonlar denetlenmiyor. Sporcular başı boş bir şekilde kendi özel yetenekleri ve imkanları sayesinde sıyrılabiliyor. İstifa kelimesi unutuluyor.

SORUMLULUKTAN KAÇMANIN YENİ YOLU

İstifa kelimesini başkaları için istemek Türkiye’de artık bir çeşit sorumluluktan kaçma yolu olarak kullanılıyor. Siyasette iktidar muhalefete, muhalefet iktidara istifa çağrısı yapıyor. Kimse “Ben bir yerde hata yapmış olabilir miyim?” sorusunu kimse sormuyor. Ülkenin dört bir yanında bombalar patlıyor, insanlar ölüyor, olaylar darbe girişimine kadar gidiyor, İçişleri Bakanı koltuğunda oturuyor. Üstelik istifa ettiği Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın görüşmesinin ardından Başbakan tarafından açıklanıyor.

Sporda da kulüp başkanları birbirlerini istifaya davet ediyor. Ancak kulübü borç batağına sokan, görevlerinden biri olan amatör sporlara yatırım yapmak yerine şubelerini kapatan, yıllar boyu herhangi bir başarı yakalayamamasına rağmen başkanlığa devam eden kişiler, aynaya bakmak yerine rakiplerine “İstifa et” diyor. Bu durumda da ülke sporu bir adım öteye gidemiyor.