Reklamsız Sözcü

Bir milli maçtan fazlası olan dünkü maç öncesi yine kaos ortamının oluşturulmasında emeği geçen herkese teşekkür etmek lazım. Çağırmayana, çağırılmayana, yazana, yazmayana, sorana, sormayana, herkese teşekkür ediyorum. Avrupa şampiyonası sonrasında birilerinin bedel ödemesi gerektiğini söyledim. Takımın başında Fatih Terim kaldığına göre fatura birisine kesilmeliydi Terim de oyuncu kadrosuna kesti hesabı. İyimi yaptı kötü mü bunun da hesabını kendisi verecek. Takımın patronu Terim ise ağanın eli tutulmaz kötü sonuç sonrası. Ama bir de iyi sonuçlar gelirse! Kim sevinmez ki? Hepimiz sokağa dökülürüz, hepimiz…

Gelelim dün geceye. Yeni ama yepyeni bir kadronun yapabileceğinin en iyisini yaptı dün sahadaki çocuklar. Birbirleri ile sadece iki antrenman yapmış savunma kurgusunun Alman disiplini ile mücadele etmesini beklemek olmazdı. Olmadı da zaten. Zaman zaman parlayan Emre Mor, bireysel becerisi ile ön plana çıkmaya Çağlar, maç eksiği göze çarpan Serdar Aziz, oynaması için kendisine başka bir top verilmesi gereken Volkan Şen ve daha niceleri. Ben dün geceki milli takımı beğenmedim. Sadece Emre Mor beni topla buluştuğunda heyecanlandırdı. Biraz da savunma hataları ile kalemizde gördüğümüz pozisyonlar. Zaman ihtiyacı var ama milli takımın zamanı yok. Pazartesi deplasmanda Hırvatistan karşısında da bu anlayış ve diziliş ile çıkılırsa hüsran kapıda. Böyle köklü değişiklikler yaptığın bir kadro sonrasında ilk maçın günahı olmaz da diyemezsin.

Kibir bence en büyük düşmanıdır insanoğlunun. Düşündüğünü hemen yap sonra karar vermek zorunda kalırsın diyerek yaşayan birisiyim. Bedelini her an vermeye hazır olarak. (Bkz.Fatih Terim) Ama hocam ben milli takımı çalıştırmıyorum. Umarım verdiğin kararlar silsilesi seni yanıltmaz, ne diyeyim!