SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
Futbol ve adalet

Futbol ve adalet

M. Kemal ULUSU yazdı...

TRABZON'DAKİ şiddet olayı, Türk futbolundaki bitmişliği, adaletsizliği ve de federasyon ile Merkez Hakem Kurulu'nun acizliğini artık net bir şekilde ortaya koymuştur. Spor Bakanımız'dan bir ricam var. Tanınan birkaç araştırma şirketine “Yıldırım Demirören ve Merkez Hakem Kurulu'na güveniyor musunuz?” diye bir anket yaptırsın, bakalım netice ne çıkıyor? Yakınları dışında tüm verilecek cevaplarda “Kesinlikle güvenmiyoruz” deneceğine yüzde yüz inanıyorum.

Bu zat Beşiktaş'ta başlattığı nefret mekanizmasını, federasyonun başında da devam ettirmekte. Yıllarca Beşiktaş taraftarı “Yeter Demirören yeter” diye bağırmadı mı? Ama baktılar ki bu kadar bağırmadan sonra federasyon başkanı oldu, “Vay anasını sayın seyirciler” dediler ve sustular. Kısaca şaka gibi göreve geldi.

Fenerbahçe ile Trabzon arasındaki nefret olayını neden kimse araştırmaz? Galatasaray, Beşiktaş veya bir diğer takıma değil de neden Fenerbahçe'ye. Yanlış anlaşılmasın Fenerbahçe'nin de hiç günahı yok bu olayda, aksine bir de mağdur oluyorlar. Sebebi bu şike olayının iyi yönetilememesi, sonra göreve gelen Demirören'in de çok daha kötü bir şekilde bu krizi devam ettirmesidir. Sen Trabzon-Fenerbahçe maçına neden Bülent Yıldırım'ı verirsin, daha atandığı anda bizler aramızda “Eyvah” dedik, zira bu iki takım arasındaki maçların çoğunu bu hakem olaylı bitirmiş. Neden göz göre göre yine maça veriyorsun? Hakem de bu strese tabii ki katlanamaz.

Gerçekten her şeyiyle felaket bir olay. İnsanlarımızı, hepimizi maça gitmekten, maçları seyretmekten soğuttular. Türk futbolunun başındaki bu kişiler kim? Bu ehliyete sahipler mi? Bakan eden yok. Parası ve siyası gücü arkasına alan geliyor, önce kulüp başkanı oluyor, kulüplerini batırıyorlar, biri de çıkıp federasyon başkanı oluyor, daha ne beklersin ki!

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş ne güzel özetlemişti: “Yılda 150 milyon dolar gelirleri var, hâlâ borç içinde yüzüyor, hatta iflas ediyorlar”. Spor Bakanımız, futbolumuz daha büyük felaketlere uğramadan, İngiltere'de Margaret Thatcher'ın zamanında yaptığından ders çıkarıp, Türk futbolunu bu kişilerin elinden bir an evvel kurtarması gerekir.